16.01.2013

yağmurlu, fırtınalı bir izmir gününden herkese merhabalar :)

nisan kuşu diş çıkarıyor part bilmem kaçla satırlarımı açmak isterdim ama kafanızı bunlarla daha fazla ütülemek istemiyorum. pazartesi gününden beri gündüz uyuyup gece zırlamayı huy edindi demişken, dün gece hep beraber muhteşem bir uyku çektik. geçen hafta pazartesi işe geldim bir kırıklık var üzerimde, hafiften soğuk algınlığı durumu.. salı desen aynı, hafif bir boğaz ağrısı ile spora gittik minnoşla. daha spora başlarken ben hastayım bu gün benden çok bir performans beklemeyin dedim. spor bitti, eve dönerken boğazımdaki ağrı iyice şiddetlendi. hatta konuşurken acı çekmeye başladım. ilaç içtim, ıhlamur falan kaynattım ama yok, iyi gelmedi. ertesi sabah ölü gibi kalktım. nefes bile alırken acı çekiyordum, bırak konuşmayı.
 işe geldim, vücudumda kırıklık, halsizlik yok ama başımdaki ağrının, boğazımdaki acının tarifi yok. kendimce işlerimi toparlamaya çalıştım. arkadaşlar, bi doktora git, eve git dinlen dediler. sağolsun müdürüm de izin verince doktor yollarına düştüm. ilaçlarımı yazdırdım, eve mi gitsem annemlere mi gitsem bir bocalamadan sonra, sevdiklerimin yanında iyileşeceğime karar verdim annemlere gittim. nisan kuşu yemek yiyordu ben gittiğimde. çocukcağız gündüz o saatte beni evde görmeye alışık olmadığı için afalladı, pek ilgi göstermedi. aslında iyi de oldu. ben de gittim hemen yatağa attım kendimi ve bütün gün çıkmadım.
akşam nisan kuşunu annemlerde bırakmaya karar verdik çünkü her zamanki gibi yalnız başıma hasta olamadım ben. benim tatlı sevgilim, her hastalığımda olduğu gibi beni yine yalnız bırakmadı, o da hasta oldu. hal böyle olunca çocuğu da hasta etmemek için annemlerde kalsın dedik. yazık kuzucuk doğru düzgün uyuyamamış, sabaha kadar uykusunda anne, baba demiş. sabahı sabah etmişler. ertesi gün biraz daha iyiydim ben. ağrılarım azalmıştı. iş çıkışı annemlere gittim, kuzucuk beni görünce bir sevindi, bir sevindi. babası da geldi, evimize gittik. yatağını özlemiş, evi özlemiş aşkım benim yaaa :)) artık herşeyin farkında nisan ve bu benim inanılmaz hoşuma gidiyor. ben çabuk toparlandım ama arda'nın epey uzun sürdü hastalığı. bir kaç gece bizden ayrı yattı. ben nisan'la yattım ve nisan'ın gündüz uyu gece uyuma eylemleri tam da beraber yattığımız günlere denk geldi. ühühühüüüüü yazık bana resmen ya :((

ama resmen dişlerden. çocuğumun dişleri şişmiş, ağzını açtığı anda görünüyor şişlikler. haklı bence. benim bile yanlış hatırlamıyorsam 25-26 yaşlarındaydım, 20'lik dişlerim çıkmaya başlamıştı. ve resmen diş çıkaran bebekler gibi ateşlendim, çok ciddi ağrılar çektim. o günleri düşününce nisancık iyi bile diyorum :)

bütün bunlar bir kenara, yeni kelimeler var lugata giren :) her hafta yeni birşey. bak mesela,

mu: muz demekmiş
to: top da olabilir, tom(konuşan kedi) da olabilir, içinde bulunduğu duruma bağlı.
cicı: bunu yazmışmıydım buraya hatırlamıyorum uzun zamandır söylüyor çünkü. konuşan bebek kedi ginger
ap: abla
abi: aynen söylediği gibi
amii: emin, haahahaaaaaaaaa buna çok gülüyorum babamın adını böyle söylüyor yahu :))
annni: annane
memme: bunu da yazmış olabilirim. bildiğin meme işte. ya kendi memelerini söylüyor, ya bizimkileri gösterip söylüyor :)

koluna saat takılsın bayılıyor, molfix reklamında oynamaya bayılıyor, müzik duyar duymaz oynamaya başlıyor, ben şarkı söylerken eşlik etmeye bayılıyor. şeker gibi, bal gibi oldu :)

Hiç yorum yok: