daha önce ıtır'ımla konuşmuştuk bu emzik konusunu. sakinleştirici özelliği olduğunu ve ağlama krizlerinden bu şekilde kurtulabileceğimizi. denedim daha önce ama olmadı bir türlü. daha doğrusu bir iki denedim, bizimki tükürünce çok da fazla üzerine düşmedim doğrusu. dün mine'yle de aynı konu üzerine konuştuk. mutlaka alıştırmalısın, can kurtaranın olur o senin dedi. ve bu sefer kararım karar dedim işe koyuldum. ya, bizimki bilmiyor bu işi, her memeyi anne memesi zannediyor. benim mememi emerken ağzını kocaman açıp allah allah sesleriyle saldırıyor normalde ya, bunu da öyle zannetti herhalde saftoş. aa baktı süt müt gelmiyor tükürdü. o tükürdü ben ağzına tıktım. hiç hoşlanmadı bu işten. bir kaç kusar gibi yaptı, bana yediremeyince, en sonunda cok cok emmeye başladı. en azından bir süre emip, tükürüyor şimdi. denediğim meme silikondu, aceba silikondan mı hoşlanmadı kauçuk mu alsam ki diye düşünüyordum. anne memesine daha yakın bir hissiyat veriyormuş diye aldım ama onda da aynı terane. inşallah en kısa sürede alışır şu emzik olayına. ama cidden çok kararlıyım bu sefer. kussa da, öğürse de bu iş olacak.
hafta başından beri neler yaptık? kısa kısa özet geçiyorum. pazartesi hijyen ötesi bir gündü. üç koldan evi temizledik. nisan için sakin bir gündü.
salı sabahına nisan'ın kusmukları eşliğinde merhaba dedik. pek hoş bir başlangıç değil tabi. salı günü rutin muayenesi vardı kuşumun, doktoruna gittik. giderken de ilk defa kangurusunu kullandım. süper bir şeymiş, bayıldım. hiç çıkarasım gelmedi hatta bir ara evde bile bununla dolaşabilirim diye düşünmedim değil yani :) neyse, doktor muayenesi iyi geçti. balkabağımın gelişimi gayet iyiymiş. doktorundan bir aferin aldık. doktordan çıktıktan sonra halamıza gittik. halamız bizim için damat paçası diye leziz ötesi bir şey yapmış, ayrıca kısır yapmış. büyük bir zevkle mideye indirdik. salı gecemiz biraz zor geçti. nisan'ın biraz uykusal problemi vardı.
çarşamba hakikaten zor günlerden biriydi. çok fazla ağladı. çok fazla kustu. sab simpleks'i bırakma kararımın yanlış olduğuna karar verdim. daha erkenmiş bunu anlamış oldum. çocuğun bünyesine daha fazla ilaç yüklemesi yapmanın bir anlamı yok, nasılsa gaz problemi de kalmadı diyordum ama gaz problemi devam ediyormuş. yaklaşık bir hafta önce sab'ı azaltmaya başlamış, iki gün önce de tamamen bitirmiştim. anlam veremediğim ağlamaları, bu gün bunu düşününce anlam kazandı. tekrardan sab'a başladık. hadi hayırlısı.
perşembe, bir gün önceye göre çok daha iyiydi. bunu fırsat bilip çarşıda birkaç işimiz vardı, annemle çarşıya gittik. acayip bir soğuk vardı, ev sıcacık olduğu için dışarının bu kadar soğuk olabileceğini tahmin edemedik. iki saftirik, atkısız beresiz cıscıbıldak çıktık. kıçımız donarak eve döndük. eve döner dönmez de bizim su kurbağasını yıkadık. bu gün de bir ilki gerçekleştirdik, filesinde yatarak yıkandı nisan hanım. çarşamba günü kendi evimizde duran salıncağını getirdik annemlere. bu gün onu çalıştırmayı başardık ve bomba oldu. çok güzel oyalanıyor salıncağında. gecesinde uyumamak için yine direndi. sinek siklet nisan, ağır siklet reyhan'a karşı! tabi ki maç nisan'ın nakavt olmasıyla sonlandı. annaneye alkışlaaar :)
ve bu gün sabah iyi uyandık. evdeki her işimizi toparlayıp, bir yığın süt sağıp, nisan'ı dedeyle halaya emanet edip, annemle kemeraltı'na gittik. nisan'a gelen bir hediye vardı önce onu değiştirdik, biraz gezdik alışveriş yaptık. ancak kızım ciddi ciddi burnumda tüttü, daha fazla oyalanmadan eve döndük. birbirimize kavuşmanın huzuruyla, kuzucuk güzel güzel karnını doyurdu ve mışıl mışıl uyudu.
gecikmeli bir yazı oldu biliyorum şekerim. bir daha arayı bu kadar uzatmayacağıma söz, satırlarıma burada son veriyorum :)