18.09.2012

                                                  böyle uyuyan bir kızımız var :)


  kafasını böyle göbeğime koyup poz veren aynı zamanda :)

dedesi böceğe salıncak yaptı, çok mutlu çoook :))
bir uçtan o bir uçtan ben, erik böyle paylaşılır :)

balonunu elinden almışlar, çok gergin :/


o parmak hep havada yahu!








kızım marka oldu :)






bir su şişesi sayesinde böyle krize girdi :)
ortaçgil zamanı
canım yaaa..

bu sabahtan

işte nisan sultan ve tahtı :)




ne güzelsin cumartesi

geçtiğimiz cumartesi beni heyecanlandıran bir gündü. ortaçgil konseri vardı. tamam ortaçgil'i seviyorum da, erkan oğur gruptan ayrıldığından beri daha bir buruk, isteksiz dinliyordum. hele erkan'sız son iki albüm çoook eksikti bence. geçtiğimiz cumartesi yıllar sonra ikisini aynı sahnede dinleme şansını elde ettik. tüm konser boyunca beraberler sanıyordum ama erkan oğur konuk oldu sadece 6-7 şarkıya. olsun o da güzeldi. ve bir güzellik daha vardı gecede, o da birsen tezer.. güzel insan, güzel ses gecemi aydınlattı. neticede uzun zamandır böyle bir gece yaşamamış olan bu bünye doyuma ulaştı. konser öncesi kuzenlerle buluşup leman kültür'e uzandık şöööyle. sohbet, muhabbet güzel, ortam güzel, alsancak sınırlarına girmemişiz çoktandır. oooh keyfimizi yaptık yani. nisan ne mi yaptı? cumartesi gündüz onun için de güzeldi bence. forum'a oradan çiğli kipa'ya gittik. tırtıla bindi kipa'da, dönen salıncaklara bindi. gezdi, tozdu, kudurdu, bizi kudurttu ve yoruldu. akşam saatlerinde annane ve dedeye emanet edip, biz ortamdan tüydük. rahat rahat uyumuş (daha bir şeyden anlamıyor ya şanslıyız o bakımdan), gece konser dönüşü emanetimizi aldık, evimizin yolunu tuttuk. uyanır diye düşünüyordum, hiç uyanmadı, mızmız bile yapmadı kuşum.

pazar günü de kuzen nur'lardan oto koltuğu, ay pardon nisan'ın tahtını aldık. güzelce temizledim, sildim, sevgilim de arabaya yerleştirdi koltuğu ve nisan şu an ona oturduğunda kendini hürrem sultan falan zannediyor sanırım. kurum kurum kurulmalar, mahsun ve mağrur etrafı seyretmeler :)

kafamı kurcalayan bir şey var dostlar. nisan'ın öndeki dört dişi tamamlandı, hem de çok hızlı br şekilde. fakat neredeyse 1.5 aydır yeni diş bekliyoruz, tık yok. tüm huysuzluklarını, huzursuzluklarını dişe bağladık. iştahsızlıklarını dişe bağladık. uyku bozukluklarını dişe bağladık. ama diş bir türlü gelmedi. ne zaman gelecek acaba? ilk dördü arka arkaya çıkınca bunun da yolunu gözler olduk yahu :) hangi ayda hangi diş çıkar konulu bir araştırma yapayım ben bari. şimdilik bye!

10.09.2012

hastalık geçti, iştahsızlığı atlatmaya çalışıyoruz

minnak'ın ateşi düştü 3 gün içerisinde, toparladı iyice fakat iştahsızlık devam ediyor. gece içtiği sütünden, gündüz yediği yemeklerine kadar her şeye bir burun kıvırmaca, bir isteksizlik.
halbu ki gece sütlerine bayılır. sütü 10 dakika gecikecek olsa ağlar, zırlar. buna rağmen ya sütlerini içmiyor ya da mutlaka sonunda hatırı sayılır bir kısmını bırakıyor. meyveyi çok sever nisan, şu anda mama sandalyesine oturup kaşığı gördüğü anda ciyak ciyak bağırıyor. sesi kısılıncaya kadar çığlık atıyor. ilk başlarda güçlenmesi lazım, yesin diye zorladım itiraf ediyorum. ve bunun hata olduğunu da itiraf ediyorum. belki de benim zorlamam onda daha çok tepki yarattı yemeğe karşı. pişmanmıyım evet! artık yapıyormuyum hayır :) dersimi aldım. şimdi ne yapıyoruz? luli tv'yi açıyoruz, sabırla bir programın bitip, yeni bir programın başlamasını bekliyoruz. çünkü nisan yeni başlayan programın ne olduğunu anlamaya çalışırken, farkına varmadan ağzını açıyor. böyle böyle yemek yiyor. zor, yorucu ama şimdilik böyle. zamanla düzelecek biliyorum.

hastalığı sırasında doktoru antibiyotik verdi, ateş düşürücü verdi. ve ne yazık ki antibiyotiğe o gün öğlen 12'de başladılar. e bu durumda bir daha ki gece 12'deydi. en çok zorlayan da buydu. gece uykusundan uyandırıp o şurupları içirmeye çalışmak büyük eziyetti. nisan'ın çığlıklarından apartmandakileri bıraktım her halde sokak ayaklanmıştır. neyse ki dün itibariyle antibiyotik bitti, rahat bir nefes aldık. bir de bir şey daha antibiyotik nisan'ın poposunda mantar ve pişik yaptı. amaaaa, ıtır'dan mı birinden aklımda kalmış, zeytinyağı sürmek aklıma geldi. sürdük ve zeytinyağı mucizesine tanıklık ettik. benim diyen pişik kreminden daha fazla iyileştirici özelliğe sahip. herkese tavsiye ederiz :)

şimdilik bizden haberler böyle. gelişmelerle birlikte, yakında dönerim.  

6.09.2012

bebeğim hasta oldu

nisan kuşu 10 aylık oldu ve 10 ay içerisinde sadece bir kez ciddi hastalandı. 6. hastalık geçirdi. ateşlendi, kırmızı kırmızı döküntüleri oldu.. ve dün ilk kez üşütmeden mütevellit hastalandı. akşam üstü iş çıkışı annemlere gittiğimde hafif alnı sıcak gibi geldi. huysuzluğu, huzursuzluğu var. enerjisi yerinde fakat, ters giden bir şey var. hissettim yani, enteresan birşey ama hissediyorsun işte. yemek yedirdim, altını değiştirirken vücudu da sıcak geldi, bir ateşine bakayım dedim. 38.1'di ateşi. annemlere söyledim durumu, fakat yapacak bir şey yok. ateş ilaç verecek kadar yüksek değil. biraz daha bekleyip ateşini takip etmeye karar verdim. bu arada ishal olmuş, o da kafa mı kurcalıyordu. çünkü diş çıkarma arifesinde ve diş ateş de ishal de yapar derler, ona mı yorsam, üşüttü de onda mı böyle desem bilemedim. evimize gittiğimizde altını değiştirirken yine ateşi kontrol ettim. 38.4 yavaş yavaş yükselişe geçince doktorunu aradım. 38.6'yı geçerse calpol ver, yarın da getir hem muayene edeyim hem de kaka tahlili yapalım dedi. tamam dedik. sütünü içti uyudu minik kuş. hem de 5 dakika içinde rekor sürede sızdı kaldı. ve yaklaşık bir saat sonra ağlayarak uyandı. yine ateşini ölçtük baktık 38.7 hemen calpol verdik. onunla biraz rahatladı. ateşi düştü derken. sabaha kadar öyle böyle geçti işte. ağladı, sızladı ve sabah oldu. sabah yine ateşi yüksekti,calpol vermemize rağmen düşmedi. ben işe giderken ateşi yüksek ama keyfi yerinde bıraktım. kıyamam ona, o kadar ateşe rağmen yine yüzü gülüyordu, öpücük atıyordu..

arda annemlere bıraktıktan sonra da ellibin kere aramışımdır herhalde. gün içerisinde de ateşi 39'a kadar çıkmış. doktora gittiler. boğazında kızarıklık varmış. üşütmüş kuzucuk. antibiyotik tedevisine başladık. ateş düşürücülere devam. ılık suyla duş ve vücudunu nemli tutmak esas. bir beziyle kalacak ve böyle böyle ateşi düşecek. veee düşmüşte. az önce annem aradı ateşi 37.2'ye düşmüş. rahat bir nefes aldım doğrusu. umarım gece ateş yükselir ya, o sendromu yaşamayalım ve bu hastalık mevzusu bir an önce son bulsun. bebişim sağlığına kavuşsun :)

3.09.2012