10.09.2012

hastalık geçti, iştahsızlığı atlatmaya çalışıyoruz

minnak'ın ateşi düştü 3 gün içerisinde, toparladı iyice fakat iştahsızlık devam ediyor. gece içtiği sütünden, gündüz yediği yemeklerine kadar her şeye bir burun kıvırmaca, bir isteksizlik.
halbu ki gece sütlerine bayılır. sütü 10 dakika gecikecek olsa ağlar, zırlar. buna rağmen ya sütlerini içmiyor ya da mutlaka sonunda hatırı sayılır bir kısmını bırakıyor. meyveyi çok sever nisan, şu anda mama sandalyesine oturup kaşığı gördüğü anda ciyak ciyak bağırıyor. sesi kısılıncaya kadar çığlık atıyor. ilk başlarda güçlenmesi lazım, yesin diye zorladım itiraf ediyorum. ve bunun hata olduğunu da itiraf ediyorum. belki de benim zorlamam onda daha çok tepki yarattı yemeğe karşı. pişmanmıyım evet! artık yapıyormuyum hayır :) dersimi aldım. şimdi ne yapıyoruz? luli tv'yi açıyoruz, sabırla bir programın bitip, yeni bir programın başlamasını bekliyoruz. çünkü nisan yeni başlayan programın ne olduğunu anlamaya çalışırken, farkına varmadan ağzını açıyor. böyle böyle yemek yiyor. zor, yorucu ama şimdilik böyle. zamanla düzelecek biliyorum.

hastalığı sırasında doktoru antibiyotik verdi, ateş düşürücü verdi. ve ne yazık ki antibiyotiğe o gün öğlen 12'de başladılar. e bu durumda bir daha ki gece 12'deydi. en çok zorlayan da buydu. gece uykusundan uyandırıp o şurupları içirmeye çalışmak büyük eziyetti. nisan'ın çığlıklarından apartmandakileri bıraktım her halde sokak ayaklanmıştır. neyse ki dün itibariyle antibiyotik bitti, rahat bir nefes aldık. bir de bir şey daha antibiyotik nisan'ın poposunda mantar ve pişik yaptı. amaaaa, ıtır'dan mı birinden aklımda kalmış, zeytinyağı sürmek aklıma geldi. sürdük ve zeytinyağı mucizesine tanıklık ettik. benim diyen pişik kreminden daha fazla iyileştirici özelliğe sahip. herkese tavsiye ederiz :)

şimdilik bizden haberler böyle. gelişmelerle birlikte, yakında dönerim.  

Hiç yorum yok: