geçen cuma babamla konuşuyorduk telefonda. bana, sana bir süprizim var deyince, milyon tane olasılık geçti beynimden de bir, nisan'ın diş çıkarabileceği geçmedi. halbu ki doktor geçen gidişimizde şimdilik bir şey yok ama her an herşey olabilir demişti, ben de hazırlıklıydım yani. ama gel gör ki o an aklıma bile gelmedi. neyse, duyunca şaşırdım tabi, ayrıca garip bir duygu oldu içimde. sanki nisan büyümüş koca bir çocuk olmuş, artık bebek değilmiş gibi. telefonu kapatır kapatmaz kocacığımı aradım ona da haber verdim. şirkette önüme gelen herkese söyledim, diş görgüsüzüyüm ben :) eve de ışık hızıyla gittim, meraktan çatlıyordum çünkü. minnoşun dişi patlamış, gözle görülen minnak bir beyaz nokta var ama elimi ağzına sokunca tırtık tırtık geliyor. o kadar çok gözümü korkuttular ki "ayyyy dişler çıkacak daha nihan, allah kolaylık versin artık size", "uykusuz geceler olacak, huyu değişecek, iştahı kesilecek, ishal olacak, zayıflayacak" falan filan. ben de bunları duydukça dua ediyordum, inşallah hafif atlatır diye. diğer dişlerde ne olur bilemiyorum da, ilk dişinde allah'a çok şükür büyük bir sorun yaşamadık. sadece bir gece önce 8'de uyuyacağına 10'da uyudu. hafiften bir huzursuzluk vardı. aklımıza gelmedi diş olabileceği. meğer ondanmış.
kuzucuğun doktor kontrolü vardı cumartesi günü. yoğurt yemeye başlayabilirmiş. bu ay bitiminde de kahvaltıya başlayacakmış. yalnız bir sorunumuz var meyveyi severek yemiyor. muz ve elma rendeleyip yediriyoruz. 7-8 kaşıkta pes ediyor. sebze ile arası iyi. onu affetmiyor da, meyve konusunda bana çekmemiş sanırım. ki ben meyve canavarıyımdır. ama bu gün böyle yarın ne olacağı belli olmaz diye fazla zorlamadan akışına bıraktık.
pazar anneler günüydü. benim ikinci anneler günümdü. her ne kadar birinde karnımda olsa da bence ikincisiydi bu. ama bu sefer ki çok daha başkaydı benim için.elle tutulur bir formdaydı bu sefer bebeğim. geçen sene sadece ultrason fotoğraflarıyla ve karnımdaki kıpırtılarıyla vardı hayatımda. şimdi yanımda, kucağımda, kollarımda, gözümün önünde. hayatımıza girdikten sonra her şey bambaşka hale geldi. artık luli tv seyrediyoruz, banyo kapısına asılı bir bornozumuz daha oldu, meyvelerimi paylaşacağım biri var, ev dalin yumuşatıcı kokuyor, buzdolabımızda anne sütü köşemiz var, biberon kolleksiyonu yaptık... daha bir yığın şey sıralayabiliriz böyle. ama mutluyum kendi adıma. hayatım boyunca kokladığım en güzel kokuya sahip o. hayatım boyunca gördüğüm en güzel gülüşe sahip. hep gülsün istiyorum. onun için temennim bu. hep gülsün, hep mutlu olsun, hep huzurlu olsun, hep güzellikler olsun onun için. biz elimizden geleni yaparız da, hayat bu.. üzmesin onu.
canımın içi kızım. önce babana koca bir teşekkür, senin varlığına sebep ya. sonra sana teşekkür, bana hiç yaşamadığım şeyleri yaşatıyorsun, yüzümü güldürüyorsun. iyi ki varsın nisan'ım :)
4 yorum:
karar verdim biz kesin kuzen muzen degiliz :DDDD
anneler gunun bir kere de buradan kutlu olsun!!
çok mu hisliyim ben yaw?
Varlığım annesiyle kızıma armağan olsun.Herşeyimsiniz:)
kocaman öpücük aşkım :)
Yorum Gönder