23.05.2012

çünkü hastayım

yazmak istiyorum, yazamıyorum. içimde enerji var, şunu yapsam, şuraya gitsem, şu işi halletsem, gel gör ki vücutta derman yok. kolumu kaldıracak halim yok.

geçen hafta pazartesi gözümde bir ağrı ama dayanılacak gibi değil. pazardan hafif sızlama vardı. pazartesi dayanamadım artık, izin aldım, doktora gittim. gözüm iltahaplanmış, üstüne bir de arpacık çıkmış. akşama doğru şişmeye başladı. salı ise iş yerinde kocasından dayak yemiş geyiklerine maruz kalan bir insandım. ilaçlar şunlar bunlar derken cumaya kadar sol gözüm toparladı. cuma akşamı genzimde bir akıntı, boğazımda bir ağrı allaaah yarabbim. hiç bir şey yutamıyorum, su bile içemiyorum. cumartesi bu sefer kbb yolları taştan. faranjit olmuşum. hadi bu sefer onun ilaçlarını kullanmaya başladım. pazar bir kalktım tüm bunların üstüne bu sefer diğer gözüm kıpkırmızı. acayip moralim bozuldu. biri bitmeden diğeri. bu ne yaa? teker teker gelse amenna. ama bu bir hafta içerisinde süründüm resmen :( en  kötüsü de nisan'a yaklaşamıyorum. öpemiyorum. sarılamıyorum. maskeyle geziyorum evin içinde, çocuğa da bulaşmasın diye. nitekim, aldığım önlemler yetmedi sanırım. börülcemin burnu çeşme gibi akıyor. zaten diş çıkarıyor, cuma günü 4 tane aşı oldu, iki gün huzursuzluğu vardı. bir de üstüne nezle amaaaan tam evlere şenlik. neyse ki halsizlik falan yok. aksine dedesinin diş hediyesi hoppalasında zıpzıp zıplıyor. sadece ilk aşı günü ve cumartesi sabahtan pek istemedi oynamak. sonrasında tutabilene aşkolsun. hele şimdi, nezlesi de var ya, o zıpladıkça sümükler ağzına kadar geliyor. burnunu sildirmeyi sevmiyor. okyanus suyu sıkıcaz, sıktırmıyor.

aa bu arada en son tek diş vardı ya geçen hafta çarşamba ikinci dişi de çıktı. bir hafta geçti üzerinden artık iki diş de gözle görülüyor. ilk dişini babam gördü. ilk dişi gören hediye alırmış. babam da gitti hoppala aldı. acayip şirin bişey. oturduğu yerde kendi etrafında dönebiliyor. hoppalanın iki tarafında da oyuncaklar, diş kaşıyıcılar falan var. müzikler var. düğmelere bastıkça değişik değişik müzikler çalıyor. bütün bunların arasında nisan'ın en çok ilgilendiği ne biliyor musunuz? hoppalanın kayışları. ama herşeyin kayışına, kemerine karşı zaafiyeti var çocuğun. oto koltuğunun emniyet kemeri, pusetinin emniyet kemeri, mama sandalyesinin kemeri... daha bağlarken saldırı başlıyor, bağlayınca da emiyor, yalıyor, diş kaşıyor, kemer ağzındayken vırvır söyleniyor. bizim kızımız da böyle :))


neyse, ben iyileşmeye başladım ya, çenem açıldı. bu arada 2 haziranda diş buğdayı partisi yapıcaz bir terslik çıkmazsa. hazırlıklar başlasıııın, yuppiiii :))

Hiç yorum yok: