21.01.2013

hadi kuduralım

evet başlık gibi bir hafta sonu geçirdik. nisan kudurdu da kudurdu. nasıl bir enerji patlaması varsa için de kudurdukça daha da kudurası geliyor.
cumartesi günü için demir'ciğimin doğum gününe davetliydik. arda gelemeyeceği için biz de üç kuşak kızlar olarak gidelim dedik. benim sporumun son günüydü o gün. spordan çıkar çıkmaz bir acele, bir telaş mine'yle demir'e hediye almaya gittik. hemen eve döndüm, kuzucuk uyanmıştı, annanesi onu hazırlıyordu. beni görünce musmutlu oldu melek. anne, anni gel gel diye çağırıyor beni yaaa! uyyy yicem vallaha :)) onu hazırladık, biz hazırlandık. hemen yola çıktık. pretty parti evi diye bir yerdeydi doğum günü. bulmakta zorlanırmıyız acaba dedim ama kolay bulduk. yer, yön konularında kahretsin, çok iyiyimdir :) işte gün buradan itibaren nisan'a güzeldi resmen. parti evi gerçekten, rahat rahat bırak çocuğunu düşsün kalksın modlu bir yer. fakat etraftaki çocuk popülasyonu 7-8 yaş ve çoğunluk erkek olduğu için, çocukcaazım ezilme tehlikesiyle karşıkarşıyaydı. yaş ortalaması 7-8 dedim ama nisan için elbette önemli değildi. onların peşinden koşturdu, onların tırmandıkları yerlere tırmanmaya çalıştı, deli deli dans etti, akülü araba kullandı, düştü, kalktı, yerlerde süründü, balon yedi, top yedi, börek yedi, ilk defa brownie yedi... keyfi tam anlamıyla gıcırdı. uykudan uyanır uyanmaz gittiğimiz için mızmızlık da yoktu. ben biraz yorulsam da o mutluydu, dolayısıyla ben de tabii ki :)  emel teyzesi, alirıza amcası, edoş, demir özlemişiz hepsini, iyi geldi bize.

parti bitti, gün bitti mi? tabi ki hayır. oradan çıktıktan sonra halama gittik. apartmanı görür görmez haya, haya bizim ki bağırmaya başladı. halası tabi çok memnun oldu minnoşu görünce. orada da kudurdu bir posta. eve döndüğümüzde uykusu gelmiş, mızmız bir bebek vardı elimizde günden bize kalan. ama yine de şeker, şeker işte :)

pazar sabahı gözümü bir açtım, bizim ki oturmuş vızvız konuşuyor yatakta kendi kendine. gözümü açtığımı görünce hemen gülümsedi. başladı anne, baba, dede, aç, abi, ap arka arkaya sıralamaya. sabah yumoşması yaptık hep birlikte. kahvaltımızı ettik. normal şartlarda bizim kahvaltımızın sonlarına doğru onun uykusu gelir. evet uykusu geldi yine, ama yatağa götürüyorum sallarım uyumaz, sallarım uyumaz.. bir saat geçti, arda uğraştı kıyameti koparıyor, ben uğraşıyorum zırıl zırıl. ikinci saatin sonunda benim uğraşlarım sonucu uyumayı başardı. uyanınca bu sefer de inci halaya gitmeye karar verdik. onlarda ilk beş dakika yabancılık çekti. sonrası yine bir kudurma faslı. allah'tan biri azılı olmak üzere iki bebeğin büyüdüğü ev orası ve hala da , enişte de oldukça aşinalar bizim durumumuza. buzdolabındaki magnetlere saldırdı. aklı fikri mutfakta. boş bıraktığın anda oraya kaçıyor. karanlıksa mutfak, yusuf yusuf geri dönüyor. birimize gel gel yapıp, elimizi tutup mutfağa götürüyor. inci halam ona oyuncaklar çıkardı. onlarla biraz oyalandı, yemek yedi, en son kalkmadan önce ıtır'lar geldi. ona çok güzel bir kitap almışlar yeni yıl hediyesi. bayıldı hediyesine. kitapta bebek saklanan bir şeyi bulmayı, altında kavramını öğreniyor. sol taraftaki sayfada, bir bebek var ve aklımda kaldığı kadarıyla altında şöyle yazıyor. "bebek kükreyen aslanını kaybetmiş, hangi kapakçığın altında?" sağ taraftaki sayfada 4-5 tane kapakçık var. kaldırıyorsun, birinin altından top çıkıyor, hayır bu değil, başka bir kapakçık kaldırıyorsun, sepet çıkıyor, bu da değil. en sonunda büyük bir kapakçık var kaldırıyorsun, kükreyen aslan çıkıyor ve bir kükreme sesi geliyor kitaptan. her sayfada değişik bir hayvan için aynı  şeyleri yapıyorsun. ve her hayvanın sesi çıkıyor. bence harika bir kitap. nisan'ın da çok hoşuna gitti. sanırım bu neşeli saklambaç bir seri olarak piyasada. hatta internet üzerinden buldum diğerlerini. hepsi çok ilgi çekici gözüküyor. nisan'ın kitaplara düşkünlüğünü gördükçe, ona daha da çok kitap alasım geliyor. hatta bu seri de çok alınası duruyor :)

ıtır'ların aldığı bu işte

Kitap ismi

bunlar da serinin diğer kitapları, nisan'a hediye almak isteyen olursa hayır demeyiiiiz :)

Kitap ismi

Kitap ismi

Kitap ismi

17.01.2013


özgür kız oldu artık tutabilene aşkolsun




sıfata bak, hafta sonu bu moddaydı küçük canavar



havayı güzel görünce kendimizi parka attık :)























16.01.2013

yağmurlu, fırtınalı bir izmir gününden herkese merhabalar :)

nisan kuşu diş çıkarıyor part bilmem kaçla satırlarımı açmak isterdim ama kafanızı bunlarla daha fazla ütülemek istemiyorum. pazartesi gününden beri gündüz uyuyup gece zırlamayı huy edindi demişken, dün gece hep beraber muhteşem bir uyku çektik. geçen hafta pazartesi işe geldim bir kırıklık var üzerimde, hafiften soğuk algınlığı durumu.. salı desen aynı, hafif bir boğaz ağrısı ile spora gittik minnoşla. daha spora başlarken ben hastayım bu gün benden çok bir performans beklemeyin dedim. spor bitti, eve dönerken boğazımdaki ağrı iyice şiddetlendi. hatta konuşurken acı çekmeye başladım. ilaç içtim, ıhlamur falan kaynattım ama yok, iyi gelmedi. ertesi sabah ölü gibi kalktım. nefes bile alırken acı çekiyordum, bırak konuşmayı.
 işe geldim, vücudumda kırıklık, halsizlik yok ama başımdaki ağrının, boğazımdaki acının tarifi yok. kendimce işlerimi toparlamaya çalıştım. arkadaşlar, bi doktora git, eve git dinlen dediler. sağolsun müdürüm de izin verince doktor yollarına düştüm. ilaçlarımı yazdırdım, eve mi gitsem annemlere mi gitsem bir bocalamadan sonra, sevdiklerimin yanında iyileşeceğime karar verdim annemlere gittim. nisan kuşu yemek yiyordu ben gittiğimde. çocukcağız gündüz o saatte beni evde görmeye alışık olmadığı için afalladı, pek ilgi göstermedi. aslında iyi de oldu. ben de gittim hemen yatağa attım kendimi ve bütün gün çıkmadım.
akşam nisan kuşunu annemlerde bırakmaya karar verdik çünkü her zamanki gibi yalnız başıma hasta olamadım ben. benim tatlı sevgilim, her hastalığımda olduğu gibi beni yine yalnız bırakmadı, o da hasta oldu. hal böyle olunca çocuğu da hasta etmemek için annemlerde kalsın dedik. yazık kuzucuk doğru düzgün uyuyamamış, sabaha kadar uykusunda anne, baba demiş. sabahı sabah etmişler. ertesi gün biraz daha iyiydim ben. ağrılarım azalmıştı. iş çıkışı annemlere gittim, kuzucuk beni görünce bir sevindi, bir sevindi. babası da geldi, evimize gittik. yatağını özlemiş, evi özlemiş aşkım benim yaaa :)) artık herşeyin farkında nisan ve bu benim inanılmaz hoşuma gidiyor. ben çabuk toparlandım ama arda'nın epey uzun sürdü hastalığı. bir kaç gece bizden ayrı yattı. ben nisan'la yattım ve nisan'ın gündüz uyu gece uyuma eylemleri tam da beraber yattığımız günlere denk geldi. ühühühüüüüü yazık bana resmen ya :((

ama resmen dişlerden. çocuğumun dişleri şişmiş, ağzını açtığı anda görünüyor şişlikler. haklı bence. benim bile yanlış hatırlamıyorsam 25-26 yaşlarındaydım, 20'lik dişlerim çıkmaya başlamıştı. ve resmen diş çıkaran bebekler gibi ateşlendim, çok ciddi ağrılar çektim. o günleri düşününce nisancık iyi bile diyorum :)

bütün bunlar bir kenara, yeni kelimeler var lugata giren :) her hafta yeni birşey. bak mesela,

mu: muz demekmiş
to: top da olabilir, tom(konuşan kedi) da olabilir, içinde bulunduğu duruma bağlı.
cicı: bunu yazmışmıydım buraya hatırlamıyorum uzun zamandır söylüyor çünkü. konuşan bebek kedi ginger
ap: abla
abi: aynen söylediği gibi
amii: emin, haahahaaaaaaaaa buna çok gülüyorum babamın adını böyle söylüyor yahu :))
annni: annane
memme: bunu da yazmış olabilirim. bildiğin meme işte. ya kendi memelerini söylüyor, ya bizimkileri gösterip söylüyor :)

koluna saat takılsın bayılıyor, molfix reklamında oynamaya bayılıyor, müzik duyar duymaz oynamaya başlıyor, ben şarkı söylerken eşlik etmeye bayılıyor. şeker gibi, bal gibi oldu :)

10.01.2013