26.02.2012

veee son fotoğrafları








                                                                    zort of the tırt
 bu çocuğun kulakları kepçe olacak diyen annanenin bulduğu çözüm ve bir bebeğin karizmasının çizildiği anlar :)






















25.02.2012

ben yaz çocuğuyum

temmuz ayında doğmuş bir insan evladı olarak güneş severim ben. kasvetli havalardan hiç hoşlanmam. ne zaman bulutlar toparlanıp gökyüzünü kapatsa benim ruhsal durumum çöküntüye uğrar, modum düşer, sinirlerim gerilir. bu kış, gerçek bir kıştı. düşünün artık izmir'e bile kar yağdıysa cidden kara kış yaşamışız demektir. ama son bir kaç gündür hava mükemmel. bahar havası geldi, bende bir gevşeme, bir enerji, bir yerinde duramamazlık oooohhh! 
perşembe günü nisan'ı aldım pusetine koydum şöööyle bir dolaşayım dedim. beş dakika dayandı, feryat figan ağlamaya başladı. bir kolumda nisan, bir elimde puset, sırtımda çanta. nisan hanım, tepine tepine ayağındaki patikleri yola düşürür, eğilip yerden almak bir dert. puset ağır değil tamam da bir kolumda nisan varken boşta kalan elimle de puseti idare etmek bir dert. hay bin kunduz dedim. ertesi gün ağzının payını almış anne olarak bu sefer kanguruyu denemeye karar verdim. kafaya taktım bu çocuğu sokaklara alıştırıcam ya! koydum kızımı kanguruya, çıktık dışarı gezdik tozduk gıkı çıkmadı iyi mi?  gelen geçen " ayyy ne tatlı şeysin seen" deyip buna musallat oldu ya, pek hoşuna gitti. egosunu şişirdi, kimseye pas vermedi, her zaman gevşek gevşek dolaşıp, kikirik kikirik gülen çocuk, tüm ciddiyetiyle gezdi ve eve döndü. hava bu gün de süper, sosyalleşme, halka karışma zamanı. kızımı da alıyorum ve gidiyorum. öptüm canım :)

23.02.2012

bu sefer hakikaten ihmalkarlık. bu gün de yazmasam, 10 gün olacak yarın. bu ne yaa?
ha 9 gün ne yaptın totalde deseniz koca bir hiç, hem de koskocaman. sgk doğum parası işini halledemedim. emzirme paramı alamadım, bolca sinirlendim, bolca kavga ettim. işe yaradı mı? tabi ki hayır. öteden beri bankacılara gıcıktım ya şimdi sgk'cılara da gıcığım hatta öyle ki bankacılar gözüme sempatik bile gözükmeye başladı. başıma neler geldi burada anlatıp bir kez daha asvalyalarımı attırmak istemiyorum o yüzden es geçip allah hiç kimseyi sgk'cıların eline düşürmesin diyerek bu bahsi kapatıyorum :(
nisan neler yaptı bu 9 günde? artık iyice bu biberon meselesine alıştı. süt sağıyorum ve biberonla veriyorum. sadece gece uykusunda emziriyorum. malum, işe başlamaya az bir vakit kaldı ve bu mevzuyu çözmek gerekiyordu. buna bir tik atabiliriz yani.
hiç beklemediğimiz bir olay oldu. nisan damaklı emzikleri kullanamıyor diye gidip düz bir emzik almıştım. bir kere tıkıştırdım ağzına almadı, ben de amaaaan bu emzik muhabbetiyle daha da uğraşamam gayrı deyip bir kenara kaldırmıştım. geçen sabah, yani geçen sabah dediğim geçen cuma sabahıydı galiba, kahvaltı ediyoruz, bizimki mızıldanmaya başladı. hadi dedim şu emziği bir kere daha deneyeyim. annem de boşuna deneme almayacak dedi ve cadı sila gülüşü yaptı. akabinde, emziği nisanın dudaklarına değdirir değdirmez, nisan sanki kırk yıldır aradığı dostunu bulmuş gibi kaptı emziği. hepimiz dumur halde bakakaldık. ama ciddi ciddi bu mesele de çözüldü gibi. gerçi şu an canı isterse alıyor, canı istemezse almıyor ama en azından tepkili değil. ki bu da bir şey bence. o halde buna da bir tik atabiliriz :)
cumartesi doktor kontrolümüz vardı. ilk defa nisan'la başbaşa gittik. sevgili eşim gelmeye çalışacağım dedi ama işlerini yetiştiremediği için gelemedi. annem de ben evdeki işlerimi halledeyim sen gidebilir misin nisan'la yalnız deyince, kalıverdik başbaşa. giderken problem olmadı da dönerken epey bir zorlandım doğrusu. kış bebeği olmasının böyle bir handikapı var işte fazla dışarı çıkaramadığın için, her çıkardığında bir problem yaşıyorsun mutlaka. veya ona buna bahane bulmaya gerek yok ya! aslında itiraf ediyorum balkabağım bu konuda cidden zor bir bebek. neler geçiyor içimden, alayım nisan'ı şöyle atayım pusetine bostanlı sahili senin karşıyaka çarşı benim bir dolaşalım diyorum. havalar düzelmeye başladı, kuşlar ne güzel böcekler ne iyi diyorum ama olmuyor, olmuyor. bak mesela az önce girdim içeri. çıkmadan önce nisan'ı giydirdim, karnını doyurdum, ana kucağını hazırladım tam çıkıcaz, kustu ve ağlamaya başladı. haydeee dedeye emanet ettim dışarıya çıktım işimi hallettim geldim. kazara inat edip ille de beraber çıkıcaz desem, burnumdan gelecek her şey bildiğim için, büktüm boynumu.
neyse, bizde durumlar böyle. şimdi süt sağmam lazım bizimki birazdan uyanır, karnı acıkır. kızdırmak istemem, epeyce tırsıyorum kendisinden :))

14.02.2012

fasulye

gözümüzün önünde büyüyor durmadan. her güne yeni bir şey ekliyor. her gün yeni bir şaşırmaca. son günlerde en sevdiği şey bir şeyleri tutup çekiştirmek. üstündeki pijaması, önlüğü, hırkası, oyuncakları, kendi parmakları. saçlarımı ve kulağımdaki küpemi yakalayabildiği zaman affetmiyor. oyuncaklarına olan ilgisi her geçen gün daha da artıyor. bu gün ilk defa iki eliyle oyuncağını tuttu, ağzına götürdü ve yedi :) evet bu aralar en sık yaptığı şeylerden biri de bu, her şeyi ağzına götürüp bir tadına bakıyor, favorisi kendi elleri ve benim ellerim. cakcukcakcuk sesleri eşliğinde o minnak ellerini resmen sömürüyor. engel olamıyorum, ben de kendi haline bıraktım. bir çeşit rahatlama yöntemi diye düşünüyorum zira oldukça stresli bir hayatı var yavrucağın :)













birkaç gündür sgk'dan alınacak doğum parası ve emzirme ödeneği işleriyle uğraşıyorum. mine'den öğrendiğim, doğum raporunu alıp sgk'ya gidip işlemimi yaptıracağımdı. topu topu benden altı ay önce doğum yaptı ve bütün sistem altı ayda tamamıyla değişmiş. artık doğum parası ile ilgili sgk'ya gitmiyorsun. doğum raporunun şirketin tarafından girişi yapıldıktan ve doğum yaptığın hastane seninle ilgili evrakları sgk'ya ulaştırdıktan sonra yapacağın tek şey oturup beklemekmiş. e-devlet.com'dan paranın yatıp yatmadığını kontrol ediyorsun ama benim şirketin insan kaynakları, paranın yatmasının raporun bitiminden sonra bir ayı bulacağını söyledi. ben de bunun üzerine sgk'nın danışma hattını aradım. benden bazı bilgiler istediler ve bir sorgulama numarası verdiler. bu sorgulama numarasıyla çarşamba günü tekrardan bizi arayın dediler. sanırım paranın ne zaman yatacağını yarın öğreneceğim. parayı da herhangi bir ptt şubesinden alabiliyormuşsun. emzirme ödeneğini ise bebeğin nüfus cüzdanı, doğum raporu ve evlilik cüzdanı ile alabiliyormuşsun. 89 tl gibi bir tutar galiba. onun da başvuru işini yarın halletmeyi düşünüyorum. şu işleri bir halledeyim ne nasıl yapılıyor tam olarak buraya yazarım. bir faydam dokunsun herkese..


10.02.2012

sütünüze süt katın :)

geçen hafta 3 gün sütümde azalma olmuştu. tabi moralim bozuldu, çocuğumu besleyemeyecek miyim, daha 3 aylık hemen mamaya mı başlayacağız falan filan derken, araştırdım ne süt yapar diye sonuçları sizinle de paylaşmaya karar verdim sayın seyirciler.

* zaten ilk günden itibaren Humana Still Tee içiyordum ona aynen devam
* rezene çayı. Humana kimyonlu rezene çayı. kimyonun gaz giderici özelliği olduğu için bir taşta iki kuş vuruyoruz
*  ceviz ve fındık (mine'nin tavsiyeleri üzerine) 
*  keçiboynuzu pekmezi (yine mine'nin tavsiyesi)
* vitamalt malt içeceği. corner's daki hello baby'de bulabilirsiniz. ciddi ciddi işe yarıyor.
* milkway'in milkplus'ı. tamamıyla bitkisel içeriğiyle işe yarayanlardan biri daha. içinde anason, rezene, çemen tohumu, melissa, mayıs papatyası, deve dikeni ve bir kaç bitki özü daha var.
* incir, kurusu yaşı fark etmez. yeter ki incir olsun. hatta incirle ilgili bir tarif de vereyim. yarım litre suya 8-9 tane kuru inciri ikiye bölüp at, 5 dk kaynat. 5. dakikada içine bir tane havucu dilimle ve onunla da 3 dk kaynat. ılınınca süz. süzdüğün suyu öğleden önce ve öğleden sonra olmak üzere 2 kere afiyetle iç. 21 gün bu şekilde içildiği zaman süt arttırıyormuş. daha 3. günündeyim, tadı fena değil, 21. günde sonucu bildiririm artık.      
* tahin helvası. işe yarayanlardan biri daha. tahin pekmez de iyi ama helva daha da iyi. tavsiye ederim.
* her türlü bakliyat. özellikle börülce, kuru fasulye, mercimek. 
* dereotu yemeklerden önce yendiğine süt arttırırmış. bunu denemedim sadece duyum üzerine yazıyorum.
* mısırın da aynı şekilde süt arttırıcı özelliği varmış. fekat ülkemizde yetişen mısırların gdo'lu olduğu söylendiğinden ne kadar fayda sağlar bilemiycem

her şey bir kenara en önemli şey su. günde 3-4 litre su içilmeli. meyve suyu, soda şunu bunu içiyorum demeyin. suyun yerini tutmuyor. 
ayrıca bebeği sık sık emzirin, emmediği zamanlarda süt sağın. memelerin tam anlamıyla boşaltılması çok önemli. beyine vücudun ürettiği sütün bebeğe yetmediği ve daha fazla süt üretimi yapılması gerektiği mesajı gidiyormuş. bir nevi beynimizi kandırıklıyoruz :)

şimdiii en vurucu noktayı açıklıyorum!!! dınınınııın! tüm bu yazdıklarımın hepsini aynı gün yapıyorsun. nasıl? hollanda ineğiyle nadide sultan arasında bir çizgi tutturursun. e süper daha nolsun ki dimi ya :)) 

5.02.2012

bonbon















4.02.2012

minik 3 aylık

dün miniğim tam 3 aylık oldu. aslında dün bişeyler çiziktirecektim buraya ama olmadı. biraz sıkkın geçen bir haftaydı. içimden hiçbir şey yazmak gelmedi. biraz daha kafayı toparlayınca hemen koştum geldim. şimdi 3. ayımızın muhasebesini yapalım beraber.
* anne, baba, anneanne ve dedeyi tanıyor. bu dörtlüden herhangi birini nerede görürse görsün hemen tepki veriyor.
* ikinci ayında da gülüyordu ama artık resmen kahkaha atıyor. binbir türlü şebeksel hareketler yapıyor. (kırıtma,  yandan yandan sırıtma, gözlerini minnie mouse gibi kırpıştırma v.b.)
* eldivenli, eldivensiz fark etmez ellerini yiyor. hatta yumruk yapıp öğürene kadar ağzının içine sokuyor. ellerini neden yediğini çözemedik bir türlü. neden olabiler bilen var mığ?
* bir ara alt dudağını emmeye dadanmıştı neyse ki kısa bir sürede unuttu
* kendi kendine konuşuyor. salıncağındaki balıklarla konuşuyor. dönencesindeki kurbağa ve papağanla konuşuyor. agu, gugu, ennn, enne, nennn.. kelime haznemiz şu an bunlarla sınırlı. bişi dicem, herkes sana öyle geliyordur dicek ama resmen bu çocuk ağlarken anne diyor. ister inanın ister inanmayın diyor işte anne diyoor hihi :)
* çok uykusu geldiğinde hiç ağlamadan zırlamadan kendi halinde salıncağında uykuya dalıyor. süper bişi bence :)
* ciddi ciddi televizyon seyrediyor. arda bu işe çok kızıyor. ama yapacak bişey yok tatlım, ne yapsan ne etsen engel olamayacaksın :) ayrıca sen de biliyorsun ki tam biz yemeğe oturduğumuzda nisan zırlamaya başlıyor genelde. sence böyle durumlarda televizyon cankurtaran olamaz mı hıı, ne dersin?
* biberona alıştı. süt sağdığımda biberonla rahatlıkla içirebiliyoruz çoğu zaman. ama nisan bu sağı solu belli olmaz. bu gün sevdiği şeyden yarın nefret edebilir.
* emzik olayını hala çözemedik. bu gün farklı bir emzik aldım. üzerine çalışmalara başlayacağım en kısa sürede.
* ceku'yu(annemlerdeki sultan papağanı) hiçbir tepki vermeden dakikalarca kesiyor. sakız'la hala hiç bir iletişimi yok. bu kötü işte :(
* belli bir aktiviteyi 15 dakikadan fazla yapmaya tahammülü yok. dönenceyle oyalanmak, salıncakta sallanmak, ana kucağında oturmak gibi.. gittikçe artan bir sesle sıkılıyorum alarmı veriyor hanfendi :)
* dışarıya çıkmak için yapılan her türlü hazırlıktan nefret ediyor. sıkıntılar geliyor, ortalık ayağa kalkıyor.
* yıkanmayı artık çok seviyor. hatta bu ay ilk defa denediğimiz filesine de alıştı. sakin sakin yatıyor yıkıyoruz. sadece kafasını yıkarken problem yaşıyoruz. ona da alışacak eli mahkum.

3. ayına bir yığın şey sığdırmış aslında miniş. bakalım bu ay neler yumurtlayacak. bu arada 2 şubat itibariyle doğum iznim bitti. süt iznim başladı ki o da mart'ın ikinci haftası bitecek sanırım. sonra da yıllık iznim var iki hafta. e harika ama dimi? kızım 5. ayını bitirene kadar yanında her anını yaşıyor olacağım yaşasın !!
3. aydönümü fotoğraflarımızı yarın ekleyebileceğim, yarın görüşürüz :)