7.08.2013

yaşasın bayram :)

şu an saatlerimiz 09:10'u gösteriyor ve tam 2 saat 45 dakika sonra 4.5 günlük tatilimiz başlıyor. bayram, mayram hikaye. önemli olan tatildir, çikirdek ailemin bir arada olmasıdır, sevdiklerimizi görmektir. yoksa ramazanmış, kurbanmış, bana ters. hele, bir hayvanın hayatına son vermenin bayramı nasıl olur bilmiyorum. neyse, derin konulara girmek istemem böyle güzel bir günde :)

geçen hafta cumartesi günü nisan bir acayipti. sabahtan her şey normal gidiyordu. evimizdeydik anne-kız. sabah kahvaltımızı ettik beraber. önceki haftadan konuşmuştuk cumartesi çeşme'ye gidelim, nisan'ı denize sokalım diye. sabah kahvaltımızı ettikten sonra oyun oynadık, ben biraz ev işleriyle meşgul oldum derken, halam geldi. oturduk, sohbet, muhabbet, kahvemizi içtik. halam gittikten sonra nisan'ı hemen yatırdım. çok zorlamadı beni, hemen uyudu diyebilirim. ammmaaaaa gel gelelim, tam ben ortalık toplamışken, ona yemek yapacakken, çığlık çığlığa uyandı. hemen aldım ayağımda salladım, yok uyumuyor yarım saat geçti bu arada uğraşmalarım sonuç veremedi. tekrar uyumadı. bu arada arda geldi. nisan uyandı babasını görünce daha çok ağlamaya başladı. ve sonraki iki saat acaba çeşme'ye gitsek mi gitmesek mi şeklinde geçti. çok huysuzdu ve sanki ateşi var gibiydi. ateşine baktık, bir sorun yoktu. gidersek açılır belki dedik, hafiften de olsa huzursuzluğu geçmeye başlamıştı. hemen toparlandık. ben bu arada yemek yaptım kuzuya. biri yandı, bir daha yaptım. apar topar çıktık evden. zaman geçtikçe keyfi daha da yerine gelmeye başladı. yolda huysuzluk yapmadı ama yemeğini de yemedi. oraya gittiğimizde deniz şansına çok soğuktu. babasıyla denize girdiler ama soğuk soğuk deyip çıktılar hemen. çok fazla kalmadık orada, çeşme çarşısına gidelim dolaşalım dedik. nisan kuşu babasının omzunda, kucağında çarşıda gezdi. ilk defa dondurma yaladı. bayıldı, tekrar tekrar yaladı, bi daha bi daha diye diye.... dönerken de yolda uyudu. eve vardığımızda uyanınca, yıkadım onu bir güzel, rahat rahat uyudu. 

pazar günü sabah uyanır uyanmaz, nisan'ın kahvaltısını hazırlayıp, çiftliğe gitmek üzere yola koyulduk. yine doğal yaşama bıraktık kendimizi. nisan inanılmaz mutlu oluyor oraya gittiğimizde. inekler, keçiler, koyunlar, kediler, şunlar bunlar. tam onluk yani :) gel gör ki ben hem sıcaktan, hem de peşinde koşmaktan helak oluyorum. bu sefer de böyleydi. inanılmaz sıcak bir hava vardı. ve resmen beni sıcak çarptı. elim ayağım kesildi akşam üstüne doğru. nisan ilk defa o gün gündüz uykusu yapmadı. uyku için ikimiz odaya çekildiğimizde ayfuş, baba,babanne, dede diye sayıklıyordu ve uyumadı. ne zaman yatırsam kalktı ve sabah oldu dedi. aaaaa evet! nisan kuşu artık iki kelimeli cümlelere başladı. "adım nisan", "sabah oldu". şimdilik bunlarla kısıtlı. seni kim doğurdu diyorum aayfuş diyor, sen benim neyimsin diyorum baban diyor, senin annen kim diyorum emin diyor. çocuğun aile ilişkilerine yönelik hatları oldukça karışık yani :)

daha sonra hatırlamak için yazıyorum,
kangungu: kanguru
maami: mavi
vaççuva: what you are
alibanın: ali babanın
makak: makas
ücüm: üzüm
makaka: makarna
yalçın sana ne dedi "hayıv, amma, kumanda" "eeemme"

Hiç yorum yok: