15.07.2013

cumadan konuşmuştuk arda'yla, cumartesi akşamı kimseyi ziyarete gitmeyeceğiz, bari kendimize ayıralım. nisan'ı annemlerde uyuttuktan sonra, karı-koca baş başa dışarı çıkalım. gezelim tozalım, eğlenelim, coşalım diye. ooo süper fikir dedim. cumartesi sabahtan anneme de söyledim o da olur dedi. hey beeeee! akşama eğlence vaaaar! hiç bir şeye niyet etmememiz gerektiğini, niyet etsek de nisan'ın yanında dillendirmememiz gerektiğini o akşam anladık efenim. ne mi oldu?
arda işten geldi, yemek yedik hep birlikte, yemekten sonra annemin alt kattaki komşusu geldi. nisan pek bir sever kendisini. aman bir pozlar, bir şımarmalar, bir tavırlar anlatamam. vakit uyku vaktine yaklaşınca, nisan'ı yıkayalım dedik. yıkadık, kuruttuk, sütünü yaptık, içti. buraya kadar her şey normal, olması gerektiği gibi. ama nisan'ı sallamaya başladım, yok, çocuk uyumuyor. tam dalacak gibi oluyor, kalkıyor, hoooop sil baştan. bu defalarca tekrarlandı. annemi istedi yanına, olmadı. arda'yı istedi yok onunla da uyumadı. ben gerildim. her zaman alışkın olduğu yer annemlerin evi ama herhalde akşam orada uyumaya alışkın olmadığı için uyumuyor, hadi kendi evimize gidelim dedim. annemi de aldık, eve döndük. evde tekrar süt yaptık, içti. sallamaya başladım, yok yine uyumuyor. ağlıyor, zırlıyor. vakit iyice geç oldu. dışarı çıkmak istemekten ziyade, artık uyusun istiyorum. onun uyku saatine göre epey kaydı rutinimiz. en sonunda 22:15 gibi sızdı. ben de dışarıya çıkmaya istek kalmadı. annem, kırk yılda bir çıkıyorsunuz, hadi bak uyudu hazır çıkın gidin dedi. tamam dedim isteksizce. hani çıkmasak daha bile mutlu olacaktım. çıktık neticede. eğlence meğlence istemez yürüyüş yapalım, kafa boşaltalım yeter dedim. öyle de yaptık. bir saat sonra döndük eve. neden olduğunun teşhisini tam olarak koyamasam da, tezlerimden biri yanında, onun yanında, "akşam anneyle baba dışarıya çıkacaklar" konuşmasının bir kaç kez tekrarlanmasıydı. bence anladı ve o yüzden de uyumak istemedi. bir daha bakalım ne zaman baş başa bir yere çıkarız ya da böyle fırsatımız olur? :(

pazar günü, sabah erkenden nisan tarafından uyandırılan ebeveynler, hemen yola çıkmak üzere işe koyuldular. nisan'ın yolda kahvaltısını yaptırmayı düşündüm. ardacım kahvaltısını hazırladı. ben de çantasını hazırladım. iş bölümümüz başarıyla tamamlandı. nereye mi gidiyoruz? çiftliğeeee! ama endişelerim devam etmiyor değildi. gidiyoruz ama nisan orada uyur mu? uykusunu alamazsa bana sarar mı? yemeğini yer mi? güneşten yanar mı? hayvanlardan korkar mı? falan falan... sonra ooooof dedim ne düşünüyorsun? ne olacaksa olur, ne yaşanacaksa yaşarız. bir terslik olursa döneriz eve geçen hafta ki gibi :)) evet, öğle uykusunda beni epey bir zorladı. kalktı yattı, ağladı, sinirlendi ama en sonunda uyudu. uyku harici neler yaptı? koşturdu, kedilerin peşinden, koyunların peşinden... ağaçlardan şeftali topladı, sonra afiyetle bir güzel yedi. ayfuş deme rekoru kırdı. tezeklere bastı, üstü başı bok içinde kaldı. yeni doğmuş kuş gördü. kapının önünden güldür güldür akan suyu deniz zannetti, giricem diye tutturdu. giremeyince ayaklarını soktu... ama mutluydu, hem de çok :) eve dönerken de arabada sızdı kuşum, babasının ninnileriyle.. güzel bir pazar, yorucu ama güzel..

nisan'ın konuşmasıyla ilgili gelişmeler her geçen gün artıyor. artık her şeyi söylüyor. yarım yamalak da olsa söylüyor. migros'un kangurusunu görünce hemen başlıyor anneee! bak, kangurgu :) makarna yerine makaka diyor. bizim söylediğimiz her şeyi tekrar eden bir papağan oldu. sanki benim sesimin yankısı mubarek :) ama, nasıl zevkli, nasıl eğlenceli onun o yarım yamalak kelimeleri.. nefis şarkılar söylüyor bize, aliba favorisi, yani alibaba :) yani alibaba'nın çiftliği :) twinkle twinkle little star bana eşlik ettiklerinden. aslında daha önceden aşina olduğu her şarkıya eşlik ediyor. müthiş dans ediyor. daha önce de söylemiştim. ilgi çekmekten o kadar büyük keyif alıyor ki. dans edince herkesin bakışları onda toplanıyor ve herkes onu alkışlıyor ya, bizim kinin ağzı kulaklarına varıyor resmen. bir gün şuraya video yüklemeyi becerebilirsem size izleteceğim dansını söz.

hadi şimdi en son fotoğraflarını yüklüyorum. öptüm :)

Hiç yorum yok: