ciddi ciddi sıkıntıdayız yine. iki haftadır yine el ağızda dolaşmalar başlamıştı ama en son çıkacak azıların çıkmasına daha çok var nasılsa deyip hiç yormadım doğrusu. malum ikinci azıların ilki 23-24 aylıkken çıkıyor. ee nisan hanıma ne oluyor bakalım? böyle erkenden diş çıkarmacalar? huysuzlukları olunca, bir bakayım şu dişine senin dedim. aaaaa! sağ azının ucu görünüyor. hımmm! tam dişlere bir süre ara, huzura kavuştuk derken, hadiii sil baştan. iştah azaldı, uykular garipleşti. allah'ım en kötüsü bu olsun inşallah.
nisan kuzusu artık kendi yatağında uyuyor. artık ayakta sallanmak istemiyor. en azından geceleri. gündüz annemler hala sallıyorlar ama gece inatla sallanmak istemiyor. işim biraz daha uzuyor ama inanın daha mutluyum. ve bu kendi isteğiyle oldu ona daha da mutluyum. sallayarak uyutmaktan ben de hoşnut değildim. şimdi uyku zamanımız dokuzdan dokuzbuçuklara uzuyor benim odada kapanma zamanım daha da fazla artıyor. ama gittikçe bu sürenin, yani uykuya geçiş süresinin daha da kısalacağını umuyorum. gün geçtikçe daha çabuk uykuya dalacak bence. şimdi her zamanki rutinlerimiz tekrarlanıyor uyku öncesi. banyosunu yapıyor ve sütünü içiyor ve yatağımıza gidiyoruz. ben ona şarkı söylüyorum, o sürünüyor, tepiniyor, dönüyor, vırvır konuşuyor ama eninde sonunda uyuyor.
geçen hafta cumartesi, pazar günü melis'in doğum günü için alış veriş yapmaya gittik. carrefour'a gidildi. tabii ki nisan girer girmez oyuncakçıya daldı. onu aldı, ötekini bıraktı. dükkanın altını üstüne getirdi. melis'in doğum günü hediyesini alınca, biraz daha dolaşıp nisan'ın uyku vaktine yetişmek için eve döndük. küçük hanım uyurken babası geldi. uyanır uyanmaz tekrardan bir carrefour turuna gidildi. bu sefer babaya alış veriş için. yemek ye, şu bu derken akşam oldu bile, eve döndük. bu aralar star wars serisine odaklandık. boş kaldıkça seriyi bitirmeye çalışıyoruz. ben sinemada izledim her bölümü, arda ise hiç izlememişti. iş yerindeki arkadaşım sağ olsun seriyi verince bomba oldu bizim için. yine kendimi jedi zannediyorum o ayrı mesele :)
neyse, pazar günü sabah kahvaltı, oyundur, şudur, budur derken nisan'ın uyku saati geldi. ama çocuğum bir türlü uyumuyor. ayağımızda sallamıyoruz ya küçük hanımı artık,yatakta dön babam dön uyumaz. saatler geçti resmen, sinirlerim gerildi iyice. saat 13'te uyuyan çocuk iki saat rötar yaptı resmen. geç uyudu geç uyandı. melis'in doğum gününe geç gittik. ama değişiklik oldu en azından. oradan çıkınca geç uyandı, biraz parka gidelim yoralım dedik. parkta kudurdu biraz ama elbette ki yorulmadı. yorulmuyor da zaten. enerjisi hiç bitmiyor. tam bitti zannettiğin anda, daha büyük bir enerjiyle geliyor :) akşam çok geç yattı. uyuduğunda ben resmen bitmiştim. sinirler zıpzıp zıplıyordu. enteresan bir hafta sonuydu :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder