31.10.2012

ekim'in sonu

üzgünüm ama gerçekten yeni fırsat bulabildim. sakın seni ihmal ettiğimi düşünme minnoşum, çünkü sana ait yığınla resim, yaşanmışlık biriktirdim de geldim.
bir kere ayın başından beri doğum günün için kafa yoruyorum. epey kalabalık olacağımız için evde yapmamaya karar verdik. eğer davet ettiğimiz herkes gelirse 50 büyük 15 küçük olucaz. evimize de sığmamız imkansız bu durumda. çok cici bir kafe ile anlaştık. incirin altı. karşıyaka'da hatta evimize de çok yakın diyebilirim. bir yığın yerle konuştuktan sonra buraya karar verdik. malum sen her yerde uyumuyorsun ve uykun geldiğinde de çaki'ye dönüşüyorsun ya! böyle en azından eve yakın uykun gelse bile rahatça seni uyutup döneriz diye düşünüyorum. pastan, parti süslemelerin, palyaçon, elbisen, ayakkabın, her şeyin hazır. cumartesiyi bekliyoruz artık. ilk yaşını kutlayacağız, ne güzel :)

bütün bunlar organize edilirken, bir taraftan da kurban bayramı tatili atlattık. 29 ekim kutladık. ayfuş'un doğum günü, Ermuş'un doğum günü ve Tolgacığım'ın doğum gününü kutladık. tatil hepimize iyi geldi. kuzucuğumla 24 saat beraber olmak harikaydı benim için. nisancık yine kalabalıklara karştı, yabancılık çekmedi ama devreleri yandı eminim. tamam, aslında gerçekten meraklı ve çok hareketli bir kızım var ama bayramda bir dediği iki edilmeyince, her istediği emir sayılınca, bayram sonunda evrim geçirmiş bir çocuk vardı karşımızda. her şeyi isteyen, her şeyi gösteren.. gösterdiği veya istediği şey yapılmadığında veya verilmediğinde zırıl zırıl ağlayan. ne kadar hayır dersen de bildiğini okumaya çalışan. amaaaaa nedir? her güzel şeyin bir sonu vardır. bayram bitti, nisan'ın hükümdarlığı bitti. devrik liderim benim :) anneanneye ve dedeye teslim edildi, tekrar hizaya girecektir diye düşünüyorum.

bir kaç hafta önce burak'tan, poyraz'ın yürütecini istedim, getirdi sağolsun. ki benim ciddi ciddi yürüteç almayacağım demeçlerim vardı. bir kez daha büyük lokma ye, büyük laf etme dedim kendime. iyi ki getirmiş, bayramı onun tepesinde geçirdi diyebilirim. yerlerde sürünmesinden iyidir. şov yapıyor artık resmen. sadece bazen, bazı kör noktalarda sıkışıp kalıyor, ordan kurtulmayı öğrenemedi. yürümeye gelince hala birşey yok. beklemedeyiz. çok nadir olarak hiç bir yere tutunmadan 2-3 saniye durabiliyor. ama sanırım emeklemek veya sıralamak daha kolay geliyor. hala ayaklarını tam basmıyor. balerin gibi kızım. ayakkabıdan nefret ediyor. ayakkabıyı görmesi yetiyor kıyametin kopması için. çözülmesi gereken bir problem bence bu. doğum günü hediyesi olarak bir spor ayakkabı almayı planlıyorum kuzuya.

iki hafta önce nisan kuşu ilk kez vapura bindi, ilk kez kemeraltına gitti. o gün nisan'ın keyfine diyecek yoktu doğrusu. vapurdan inerinmez baloncu amca gördü, ıh ıh ıh gösterdi istediği balonu, fotoğrafladım tabi ki, görürsünüz ekleyince. boyu kadar balonuyla mutlu mesuttu. kemeraltından doğum günü için süslemeler aldık. dönerken ykm'ye uğradık, doğum günü için elbisesini de aldık. aslında aklımda onu uğur böceği yapmak vardı ama.. ben istiyorum diye çocuğumu şebek mi edeyim dedim, normal bir elbise almakta karar kıldım. kırmızı şirin bir elbise aldı halası kızıma. annanesi kırmızı babetlerini aldı. şipşirin bir doğum günü çocuğu olacak tatlım benim.

kelime haznesine yenilerini ekledi bizim sıpa. ejderha diyor. ne güzel değil mi? anne de anne! ama yok ejderha. su diyor, bazen de us diyor. sakıza bakıp parmağını burnuna koyup 'suç' diyor. sus demekmiş o. çok net 'gel, al, ver, aç, baba, dede, arda, bir, üç, beş, pis, pisipisi' diyor. 'çiçi' diyor ki o çiçek demekmiş, 'aaaç' ağaçmış ve 'aaaayiiiiiiii' var ki en bombası bu hayır demekmiş. genelde bunu ağlayark söylüyor, parmak havada sallana sallana aaayiiiii, aaaaayiiii. ve kuvvetle muhtemel bunu söylemesinden on saniye önce bir şey istemiş ve ben hayır demiş oluyorum.


yarın yeniden ayrıntıları yazarım diye düşünüyorum. cuma izinliyim. doğum günü için börek çörek hazırlanacak. o sebeple, yarın yazdım yazdım yoksa yine haftaya pazartesiye kalır. ama fotoğrafları bu gün ekleyeceğim söz :)

Hiç yorum yok: