mart ayına girdik tamam da bu hava nedir böyle ya? bir sıcak, bir soğuk. aman ne güzel ısındık, hadi kendimizi dışarı atalım derken, yine buz oldu. yine eve tıkıldık kaldık. aslında nisan'la olan kısmı için tıkıldık kaldık diyelim. yoksa annemle bir taraftan, arda'yla bir taraftan, özellikle geceleri kaçıkaçıveriyoruz dışarı. dün akşam sinemaya gidelim dedik. çıktık forum'a yollandık. koskoca afm sinemalarında buluruz izleyecek bir şey dedik. yanılmışız. hiçbir şey yoktu. oscar'lık filmler kalkmış vizyondan. muppets desen akşam seansı yok. nicolas cage'in zottirik bir filmi var, bir de fetih. e hadi dedik fetih'e girelim, buraya kadar geldik. oooooffff, hem de kocaman bir of. darallar geldi, afaganlar bastı, midem bulandı. biz, afedersiniz popomuzu da yırtsak böyle filmlerin altından kalkamayız. tam anlamıyla rezaletti. bir dönemin malkoçoğlu filmleri bile yanında daha sahici kalıyor. kimse gitmesin! gitmeyin tamam mı? paranıza yazık annem! valla bak :)
neyse, nisan'dan naber? iyi işte, bu gün doktor günümüz. bakalım balkabağının gelişimi ne alemde? yeni yeni adetler çıkarıyor her gün kuzucuk. mesela çığlık atıyor keyiften. sonra oturmaya çalışıyor kendince. ellerinden tutuyoruz, kalkmaya çalışıyor, sanki bir yere yetişecekmiş gibi bir yüz ifadesiyle. her geçen gün daha da tatlı oluyor kerata :) bir de dişinde bir kabarıklık gördüm sanki, onu da kontrol ettireceğiz. daha erken ama, belli olmaz bizimkine :)
şimdi hazırlanmamız lazım. doktor kontrolü sonrasında yine yazmayı planlıyorum, hadi görüşürüz :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder