9.05.2012

turşusu çıkan bebek :)


cumartesi kahvaltımızı ettik, nisan'ın karnını doyurduk. uyudu uyandı, kısa taytını giydi peynir bacakları güneşten nasibini alsın diye, haydi hoppa dışarı attık kendimizi. çarşıda oraya git, buraya git, o dükkana gir, ötekinden çık derken bir sürü yeni ciciyle geri dönüyorduk kiii bir baktım yorgun düşmüş, arabada kaykılmış uymak üzere :)

 uyudu da zaten. eve geldik hemen uyandırmadan yatırdım, sallamaya devam tabi :( uyandı meyve püresini yedi, sütünü içti, oynadık bolbol sonra emel teyzesiyle konuştuk akşamüstü için plan program yapıldı. ilk defa akşam o saatte dışarıda olacağız hep beraber heyecanlı bekleyiş. dındın dındın..
tay parka gittik. çocuklar kudurdu. çimlerde koşturdular. parkta oynadılar.  
nisan mı? başta herşey iyiydi. ama saat 19:00 civarı uykusu gelmeye başladı. eziyet dakikaları start aldı. ağlama, zırlama, gözleri kaşıma, esneme. arkadaşlar ve arda alışsın dışarıda uyumaya der. ben o an için uykudan başka bir şeye ihtiyacı olmayan ve henüz 6 aylık bir bebeği bu kadar ağlatmanın, üzmenin bir alemi var mı diye düşünüp dururum. tamam alışmasını ben de istiyorum elbette. ama bir yandan iki gözü iki çeşme ağlayan bir bebek var ortada ve ağlaması huysuzluğundan değil, uykusundan. neyse sonuç; saat 20:00 civarı eve dönüş elbette..
 herşeye rağmen arkadaşlarla beraber olmak pahabiçilmez :)

 ertesi sabah kahvaltımızı çiğ börekle yapmaya karar verdik. mavişehir'deki borga çiğ börek'e gittik.
 klasik kıymalı çiğ böreki hiç kimse Ayfuşum kadar güzel yapamaz..
ama borga'nın mantarlı çiğ böreği denemeye değer.
bu arada ben diyetteyim :)) 
  serseri, saç baş dağılmış :)
saçları düzeltince hanımkız oluyor hemen :)





 biz tıkındık, bebeğimizi doyurduk, ne yapalım derken, haydi optimum'a gidelim dedik. pusette uyumaya alışan bebek, araba koltuğunda da uyur değil mi?


 optimum'da fotoğraf çekmeyi akıl edemedim. veya dükkanlara bakınmaktan fırsat bulamadım diyelim :)


bize emel'lerden, annemlere aygül ablalardan mama sandalyesi geldi. nisan hanım hemen tahtına çıktı :) gayet memnun hayatından belli oluyor mu? :))















3.05.2012

                          uykusu gelmiş, karnı aç ama geziyor ya geri kalan her şey teferruat :)


                                          pazar günü demek, babayla kudurmak demek :)








                                     pazar günü demek, babayla gezmek tozmak demek







                          bostanlı da tur atıldı. sonra inci hala'ya kuzenler buluşması için gidildi.
                           yorgunluk, uyku ve açlık birleşti. ortaya nur topu gibi bir kriz çıktı.
                     hemen eve yol alındı. evde uzun zamandır ilk defa kendiliğinden uyuya kaldı.
                                                             oyyy kuzum :)

          23 Nisan fotoğrafı bu. nisan'ı kanguruda taşıyamıyorum artık. yaşasın puset seven bebekler :)



                              bu da geçen pazar. pazar günü demek baba demekti değil mi?

                          baba 1-2-3-4-5 diye sayar, her saydığında bebek kahkahalarla güler.
                            nesi komik acaba bu sayıların? 6-7-8-9-10'a gülmüyor mesela :)




                                     anasının kızıdır. ilk sahne deneyimidir kendisinin.

1.05.2012

veto yiyen yazım

pazar günü size içimi dökeyim biraz dedim. dökmemişim, boşaltmışım sular seller gibi ki yazım bazı kitleler tarafından veto yedi. bu blog nisan'a ait bir blogmuş. benim şahsi sıkıntılarımın burada ne işi varmış. iyi dedik. yazıyı sildik. o zaman nisan'dan bahsedelim biraz.

nisan tam 2 gün sonra 6 aylık bir bebek olacak. yarım yaş kutlamaları yapıcam. migrosun harika limonlu cheesecake'ine bir mum dikip arda'yla beraber üfleriz. sonra da afiyetle yeriz diye düşünüyorum. gerçi diyete başladım ama bir dilim kekten bişey olmaz :)

nisan'ım gün geçtikçe daha farklılaşıyor, daha bilinçli hareketler yapıyor, daha bilinçli bakıyor, daha bilinçli gülüyor, daha bilinçli yiyor içiyor. her gün yeni birşey. çok güzel deneyimler. karşıdan seyri güzel, içine dahil olmak güzel. ona yeni birşeyler katmak, ya da en azından katmasına yardımcı olmak güzel. artık pusetinde ağlamadan geziyor. hatta dışarı çıkacak, gezecek diye göbek atıcak nerdeyse. bir dakika öncesine kadar evde zırlayan çocuk, dışarı çıkar çıkmaz susuyor. ek gıdalara başladık. sebze püresi, meyve püresi, muhallebi.. bata çıka ama yiyor işte. hem de gayet keyifle. su içiyor artık. sonraaa, babasıyla pazar günleri tam gün oyun mesaisi yapıyorlar ve tabi ikisi de zevkten ellibin köşe. ben mi ne yapıyorum? cumartesi pazarları mutluyum sadece, geri kalan günlere at çöpe gitsin. çok ama çok özlüyorum. hafta içi en fazla 2 saat beraberiz akşamları. erkenden uyuyor zaten. ben yine mutsuz tabi. bu arada uyku demişken, son günlerde gece uykuları bir acayip. normalde iki kere süt için kalkan bebek, şimdi gecede 4-5 kez uyanıyor. mızır mızır. salıncağında uyuyor tekrardan. dişinden mi acaba dedik. malum eli kulağındadır artık diye düşünüyoruz ama değilmiş. doktoru daha diş yok dedi. bence var. bence diş etinde kabarıklık da var. ama aytekin inatla yok diyor. görücez bakalım.

bu gün 1 mayıs evdeyim. 23 nisan'da da evdeydim. ama bitti işte. şeker bayramına kadar çalış dur. ıtır'ım biliyorum bu konuda bana uzaylıymışım gibi bakıyosun ama cidden kızımdan hiç ayrılmak istemiyorum ben yaa :(