yine hazırlıklar, kıyafetler, telefon trafiği, pastası, süslemesi, şusu, busu derken, geçti de gitti ikinci doğum günüsü. her şey güzeldi doğrusu. sevdiklerimiz yanımızdaydı yine. nisan gerçekten eğlendi. bir kaç çocuk bir arada olunca herhangi bir oyuncağa, eğlendirecek bir şeylere ihtiyaç duymuyorlar. her birinin elinde birer tane balon saatlerce koştular,zıpladılar, dans ettiler.
cumartesi sabahtan annemlere gittik. kahvaltı faslından sonra bir çarşı turu yaptık ufak tefek son ihtiyaçları karşılamak için. eve döner dönmez nisan uyudu, ben de muffinler için işe koyuldum. annemle beraber pişirdik muffinlerimizi. süslemesi için önceden marketten jeller almıştım renkli renkli. süslemesini de annem, babam, arda ve ben yaptık ama keşke pazar sabahı yapsaymışız dedik. jeller bir iki saate kalmadan kek tarafından emildi. biz de başka bir formül bulduk. pastasının, böreğinin, kurabiyelerinin siparişini çoktan verdiğimiz için rahattık. babaneyi de ziyaret ederek günü tamamladık. pazar sabahına gülücüklerle kalktı benim miniğim. "iyi ki doğduuun nisaaaaaan" diyerek hem de. ailecek kahvaltımızı yapıp, nisan'ın uyku saatine kadar oyun oynadık hep birlikte. sonra nisan'ı uyutur uyutmaz attım kendimi sokağa. börek ve kurabiyeleri teslim alıp, doğum günü mekanını süslemem gerekiyordu. cafe'ye gittiğimde bir baktım sadece kısıtlı aldığım mickey mouse'lu balonları almışım. haydeeee, onları şişirdim, kalan süslemeleri yaptım. doğru tansaş'a gittim. bir kaç paket daha mickey'li balonlardan aldım. tekrar döndüm cafe'ye kalan süslemeleri de tamamlayıp, saçlarımı fönletmem gerektiğini hatırladım. bu arada ardacım aradı, "nisan uyandı, yetiştirebilecek misin her şeyi" dedi. o sırada kuaföre girmek üzereydim. muhteşem kuaför tam 17 dakikada fön çekti. eve gittim. arda'nın ağzı açık kaldı, ne çabuk diye :) hemen kendi üstümü değiştirdim, makyajımı yaptım. nisan'ın çantasını hazırladım. nisan'ın altını değiştir, üstünü giydir, saçlarını yap, tam çıkacağız, "annneeeee! su istiyorum!" "tamam annecim, al suyun", tam çıkıcaz "annniieeeeee! mickey'imi alıcam!" "tamam, mickey'ni de al annecim", yine tam çıkıcaz "anniiiieeee! ben gitmicem!" "yok artık o kadar değil! hadi nisan hadiiiiii!" neyse indik sağsalim. annemi aradım pasta geldi mi diye. ooohooooo! herkes gelmiş bizi bekliyorlarmış. vın turizm gittik olay yerine. içeri girer girmez, bir alkış, kıyamet. herkes "iyi ki dooooğdun niiiisaaaaan" diye bağırıyor. bizimkinin pek bir hoşuna gitti. sonrası mı? tamamıyla kudurmaca, koşmaca, zıplamaca :)
hadi fotoğrafları da koyayım siz de gözlerinizle görün :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder