19.12.2012

baş belası dişler

bu aralar zor geçiyor günlerimiz. cumartesi gününden beri nisan kuşu hiç bir şey yemiyor diyebiliriz. süt içiyor, bir iki tane cici bebe ve etimek'le besleniyor. ne oldu bu çocuğa diye düşünürken, 7. dişi geldikten sonra, 8. dişinin de şiştiğini farkettim. aaa yeni diş geliyor dedim ama bir yandan da düşünüyorum bu çocuk şimdiye kadar hiç böylesine iştahsız olmadı. bu iştahsızlık da değil resmen yemeği reddediyor. gelgelelim karnı da aç, mama diye ağlıyor. ne yapacağımızı şaşırdık hepberaber. cumartesi günü her sabah hazırlanan kahvaltısını yapmadı. bizimle beraber masadakilerden tırtıkladı. huzursuzluk vardı ama aşırı değil. evdeydik bütün gün harala gürele geçti. pazar günü kötü başladı. sabah huzursuz uyandı, beraber kahvaltı hazırlarken mutfakta, babası mama sandalyesinden kucağına almak istedi. neden bilmiyorum ağlamaya başladı ve bu aralar sıklaşan katılma nöbeti oldu. yüzü morardı, dudakları morardı, bence dakikalar sürdü ama reelde şimdiye kadarki en uzun soluksuz kalışıydı, 15 saniye falan sürmüştür herhalde. kendine gelip nefes aldıktan hemen sonra bir kere daha ama daha kısa katıldı. bizim elimiz ayağımız kesildi tabi. ters geldik resmen bir pazar sabahı. böyle başlayıp güzel devam eder mi gün? etmesi için elimizden geleni yaptık ama başarılı olabildik mi? pek sanmıyorum. havası değişsin, eğlensin biraz diye carrefour'a oyuncaklara götürdük onu. o kısım iyiydi. geri kalan zamanlarda yemek yemedi, arabasına binmek istemedi, mama dedi ağladı, istediğini almadık ağladı, herşeye ağladı.. pazar gününün sonunu da böyle getirdik. düne kadar da keyif yerinde, iştah berbattı. ki halen daha bir şey yemiyor.

dün akşam rutin doktor kontrolüne götürdük miniki. aynı zamanda su çiçeği aşısını da olacaktı. doktoru beklerken, polklinikteki koca akvaryumun karşısında kendinden epeyce büyük abileriyle lafladı, kudurdu, balıklara şaşırdı. doktoru geldi, bir sıkıntımız yok herhalde deyince annemle birlikte bu sefer vaaar diye kustuk resmen adama. sıraladık teker teker. katılma nöbetleri havale geçirmediği sürece sorun değilmiş. zamanla geçicekmiş, sabır dedi. yemek yemediğini söyledik, o var mı bu var mı sordu. yok dedik. bence dişten dedim ben. olabilir bir kontrol edelim dedi. kilo vermiş biraz, boy aynı. boğazda birşey yok. amaaaaaaaaa, dişler nanay. biz sanıyorduk ki sadece 8. diş geliyor. yanılmışız. üst azıların ikisi birden geliyormuş. ve görüntü çok kötüydü. diş etleri şişmekle kalmamış, morarmış resmen. çocuğun sıkıntısının sebebi buymuş meğer. gerçi yine de her ihtimale karşı bir idrar tahlili yapılacak, idarar yollarında iltahaplanma var mı kontrol etmek için. ama yüksek ihtimalle bir şey çıkmayacak. olayın sorumlusunu dişler ilan ettim ben :) yapacak bir şey de yok tabi. bir sabır tavsiyesi de onun için aldık.

geçen pazar diş etine dentinox sürdük ilk defa, kustu. dün doktoru bitkisel bir jel verdi onu deniyeceğiz bakalım. umarım bir işe yarar, ağrısını acısını hafifletir. bu günler böyle geçiyor. az kaldı deyip kendimize umut veriyoruz. şu azılar da patlayınca tam 10 dişi oluyor. ki toplam da zaten çıkması gereken diş sayısı 20. ayrıca 20 dişin 4 tanesi 2-3 yaşları arasında çıkıyormuş.kaldı mı bize 16 diş? e 10 dişi var halihazırda. bu durumdaaa bizi bekleyen 6 diş daha kaldı. biz diyorum, çünkü o dişleri hepimiz çıkarıyoruz onunla beraber diyebilirim :)




Hiç yorum yok: