12.11.2012

nisan'ım 12 ay bir haftalık :)

geçen sene bu günler 1 haftalık bir bebek annesiydim. derdini anlatamayan, günün büyük kısmını uyuyarak geçirip, geriye kalan kısımlarında ya ağlayan, ya emen bir bebek. e 12 ay geçti üzerinden, bizim bebek yine bebek ama koca bebek, minik dana :) derdini anlatmaya çalışıyor, daha az ağlayıp, daha başka işkence çeşitleri geliştiriyor. yeni yeni kelimeler ekledi haznesine. hala anne demiyor. annane bile diyor anne yok düşünün yani :/ su yerine us, sus yerine şuş, bebek yerine beeybi, süt yerine hüt veya şüt, yiyecek her şey mamma, kediye pissi pissi ve daha aklıma gelmeyen bir kaç kelime.. atatürk kalbindeymiş, saçlarını yıkıyormuş, ayakkabısını babası almış, deniz şıpır şıpır yaparmış, kaplan çığlık atarmış, tüm peluşlar öpülür, sarmalanır, tüm yastıklara kafasını koyarmış, en ufak müzik sesinde oynanır, spor ayakkabıların cırtcırtları açık gezilirmiş, ve en son trendi diş çıkarmadan mütevellit olduğunu düşünmek istiyorum, yemek yemesi bir işkence, uykuya dalması işkence. geçecek, geçecek, relaaaxxxxxx...

geçtiğimiz cuma aşı oldu beeeybi. 3lü karma ve hepatit-a. ateş yapar diye düşündük. calpol verip götürdü annanesiyle dedesi ama ateş yapmadı. gel gör ki nisan bu kadar kendini bilirken, bir çok şeyin bu kadar farkındayken ilk defa aşı oldu. tabi n'oldu? nisan sağlık ocağında ayaklanma yaratmış. böğüre böğüre ağlamış, klasikleşen bizim artık hiç şaşırmadığımız ama milleti gülme krizine sokan bir ağlama şekli var ki, bunu orada da sergilemiş. hemşireler krize girmişler. neyse akşam gittiğimde annemlere baktım bizimki sendromundan kurtulamamış. halen daha huysuzluğu var. gece ateş yapar diye bekledim, neyse ki bişeycikler olmadı. ama bir gecemiz iyiyse, diğer gecemizde sürekli dönüyor, mızıldanıyor, bazen uyanıyor ve uyandığında uyumak bilmiyor. geçeceeeeeek geçeceeeek, relaaaaaax :))

cumartesi keyfi iyi, iştahı kötüydü ve pazar da aynı şekilde. sanırım artık sabah yaptığımız karışım mamayı( meyve,süt,cicibebe, peynirden oluşan) yemek istemiyor. o da bizim gibi peynir, ekmek, zeytin, yumurta, salatalık yemek istiyor. mamasını yemeyip, ekmeği, peyniri mideye gömmesinden başka bir anlam çıkartamayız değil mi?

pazar benim ales sınavım vardı. sabahtan ailecek evden çıktık. plan, babasıyla beni sınav yerine bırakıp oradan babanneye geçmeleriydi. ama babası tutturdu, karnı acıktı kızımın diye. ben de iyi o zaman ben sizi babanne bırakayım, oradan sınav yerine geçerim dedim. onları bırakıp ege üniversitesine gittim. sınavıma girdim, çıktım. dönüşte hello baby'e sadece ve sadece! pişik kremi almak için uğramıştım ama olmadı. chicco'nun oyuncaklarında %50 indirim vardı ve playskool'un yaramaz topları da 99,90'dan 69,90'a düşmüştü. yaramaz toplardan kaptım hemen bir tane ve bir de chicco'nun eğitici cep telefonlarından aldım. telefonun bir çok güzel özelliği var. istersen ingilizce, istersen türkçe olarak çalıştırabiliyorsun. 5 adet tuş, her tuşun üzerinde de bir hayvan resmi var. tuşlara bastığında önce rakamı söylüyor, sonra hangi hayvanı tuşluyorsan onun ismini söyleyip sesini çıkarıyor.  nisan hanıma doğum günü hediyesi olarak e bebekten hediye çeki gelmişti. onunla da geçen hafta araba olabilen bir yütüteç ve bir de hayal adası diye bir oyuncak almıştık. hepsine bayıldım, nisan'dan çok ben oynuyorum diyebiliriz :)



baksanıza şirinliklerine yaaaa :))



Hiç yorum yok: