4.08.2012

namannallahım

bize n'oldu böyle a dostlar? ayran içtik ayrı mı düştük? bir ay olacak neredeyse. bir ayda bir doğum günü, bir evlilik yıldönümü, bir düğün kutlaması yapıp, nisoş'un alt dişlerine üst diş ekledik. benim işlerimin yoğunluğu bir taraftan, nisan'ın uyku huysuzlukları bir taraftan bir türlü denk gelemedik.

en son dokuz temmuzda yazmışım ve geçen hafta sekiz aylık oldu demişim. bu sefer de dün dokuz aylık oldu diyorum. kocaman genç kız oldu :) her şey daha güzel onunla. huysuzlukları bile güzel. melek yüzlü canavarım benim :)

nisan tam anlamıyla fırtına gibi esiyor evde. arkanı dönmeye gelmiyor. geri geri emekliyordu ya, normal bir bebek olmaya karar verdi benim kızım. artık öne, arkaya, yana, oraya buraya, her yere emekliyor. o da yetmezmiş gibi, bir şeylere veya bir yerlere tutunarak ayağa kalkıyor. yürümesi de yakındır diye düşünüyorum ya, bakalım.
alt iki dişi çıkmıştı ya, iki haftadan fazla oldu sanırım, üst dişi de çıktı. ve hatta bu gün doktoru da teyid etti, üstteki dişi de ikileniyor. bu gün yarın çıkar dedi. iki hafta önceki doktor kontrolünde öyle ahın şahım bir kilo alımı yoktu, boyu ise hiç uzamamıştı. bu günkü doktor kontrolünde ise yaklaşık 150 gr. vermiş fakat boyu gayet güzel uzamış. zaten kilo vermesini istiyorduk. malum biraz önden gidiyordu kilosu. doktoru hep biraz verse iyi olacak diyordu ki zaten nisan'ın poposundaki kurtların her geçen gün artış kaydetmesi sonucu kilo vermemesi imkansız gibi bir şeydi sanırım. çok hareketli çooooook! gözünü açar açmaz başlıyor ki tekrar gözünü kapatıp uykuya dalana kadar geçen o kadar saat içerisinde hiç durmuyor. ama bir güzel tarafı var ki kendini oyalamasını bilen bir bebek. oyuncaklarıyla olsun, luli tv'si ile olsun.
bir de geçen hafta ona ilk kitabını aldım, dokun ve hisset serisinin hayvanlar kitabı. çok güzel, çok. o seri olduğu gibi güzel. benim aldığımda köpek, kedi, tavşan, midilli, kuş, sincap vs. var ve hepsinin de bir yerinde o hayvanın tüylerine yakın dokuda ve yumuşaklıkta tüyler var. her anneye tavsiye ederim.
bence, bir bebeğe yapılabilecek en büyük iyilik, o bebeği erkenden kitaplarla ve hayvanlarla tanıştırmaktır.

aklımdayken bir kaç bir şey söylemek istiyorum hayvanlar ve bebekler ile ilgili. arkadaşlar, hayvan sevmezsiniz bu bir tercihtir, anlarım. ama siz sevmiyorsunuz diye bebeklerinizi, çocuklarınızı böyle güzel bir enerjiden, sevgi alış verişinden mahrum bırakmanızı anlayamam kusura bakmayın. bunu evimizde bir köpek beslediğimiz için söylemiyorum. beslemiyor olsaydık da, nisan'ın köpek, kedi, kuş, kaplumbağa, kertenkele, ne olursa olsun hayvan sevmesi için elimden geleni yapardım. ha şimdi evimizde bir köpeğimiz var ama nisan'a sokaktaki kedileri, kuşları elimden geldiğince göstermeye öğretmeye sevdirmeye çabalıyorum. şunu biliyorum ki hayatının hiç bir anında onlardan alacağı pozitif enerjiyi, hiç bir insan evladından alamayacaklar. lütfen tekrar tekrar söylüyorum. bebeklerinize, çocuklarınıza hayvanların sevilmesi, korunması gereken varlıklar olduğunu öğretin. dövülmesi, zarar verilmesi veya korkulması gereken varlıklar olduklarını değil!

geçen hafta bebeğimin de katılımıyla güzel bir doğum günü kutladık. dün de evlilik yıldönümümüzü. ama dünküne nisan eşlik edemedi. ardayla güzel bir kaçamak yaptık. iyi de geldi. önümüzdeki hafta yıllık izindeyim, daha bir yığın şey var yazılacak. bir yığın fotoğraf var paylaşılacak. saatlerimizi ayarlayalım şimdi. pazartesi saat 13:00- 14:00 sularında görüşürüz tamam mı?

Hiç yorum yok: