Kuzeeeen! Allah razı olsun senden yaa! sen olmasan aklıma hayatta gelmezdi Nisan için bir blog oluşturmak. Tamam şimdi başladık ama Nisan'dan vakit bulabilir miyim acaba bundan sonra? bir başlayalım da gerisi gelir değil mi?
Eveet blog'un ana konusu Nisan elbette. 40 hafta 3 gün kanguru gibi taşıdığım minik balkabağım 3 Kasım 2011 itibariyle babasına hediye edildi. malum babasının bir gün sonra doğum günüydü.
Hamileliğimin başından itibaren cinsiyetiyle ilgili yapılan spekülasyonlar, cinsiyetinin belirlendiği 16. haftadan sonra da bitmek bilmedi. beni bile şüpheye düşüren yorumlar her kontrole gittiğimizde doktorumuza kızımız olacağını teyid ettirmeme sebep oldu. tabi sonuç; her kontrolde doktorun salak muamelesine katlanmak zorunda kalan depresyonist anne adayı! ayrıca"kız mı, oğlan mı?" diye soranlara kız dediğimde "aaa imkansız bu oğlan karnı, oğlan bu oğlan" diyen teyzelere dalmam gerektiğini söyleyen iç sesimi hep susturmak zorunda kaldım. sadece bununla kalsa iyi tabi. 16. haftadan sonra isim kaosu başladı. hal bu ki baba ve anne olarak çikirdek ailemizi oluşturacak yeni üyemizin ismini belirlemiştik biz. ha tabi bir kaç seçenek vardı ama nihai kararımız Nisan ismi üzerineydi. bu sefer "bu çocuk nisanda mı doğacak ki nisan oluyor?" ya da "nisan mı? ne bu araba markası mı? nissan, hohahaaa" gibi muhabbetlere maruz kaldık. tam her şey bitti herkes kabullendi derken, Itır çıktı ortaya ve çocuğun isminin kasımda doğacağı için Kasım, kurban bayramına denk geleceği için de bayram veya kurban olmasıyla ilgili dahiyane fikirlerini arz etti. tabi dikkate almadık :)
Her şeye rağmen totalde düzgün bir hamilelik dönemi geçirmem yine de sevindirici.
Şimdi ben neyim? 48 günlük bir balkabağı annesiyim. gazlı, nazlı, elleri ayakları bir dakika bile durmayan bir balkabağı! bu güne kadar bol kusmuk, gaz sancıları, kolik sendromları içinde geçti günlerimiz. en kısa zamanda düzelmesini umut ediyorum. bunların yanında güzel şeylerde oluyor tabi. Nisan iki haftadır beni tanıyor ve gözleriyle takip ediyor. son üç-dört gündür de babasını, annanesini ve dedesini tanıyor. onunla konuştuklarında gülümsüyor. ayrıca bundy adını verdiğimiz müzik çalan aslan'ıyla da çok iyi anlaşıyor, müzik çalmaya başladığında yanağından çıkan ışıklara bayılıyor. suyu seviyor bu da iyi birşey. iki günde bir köpürtüle köpürtüle yıkanıyor annesi, babası ve annanesi eşliğinde. bir iki zırlasa da yine çok arıza çıkarmıyor bence :)
şimdilik bu kadarla yetinelim çünkü miniğim ağlıyor :) devamı en kısa zamanda gelecek...
3 yorum:
Oley!!!
Keske hamileyken aklimiza gelseydi de o "ruh hastasi" donemi de kayit altina alsaydin :D
Birakabilecegin en guzel hediye, dusunsene, dogumundan itibaren tum hayati..
Bence cok guzel bir sey yaptin..
Supersin kuzen.. Seviyom seni..
Mahmut Hala..
mutlu oldum ben :)
Devami?
Yorum Gönder