gelelim bu güne; annem bu gün artık 5 günlük rüyasından uyandı tabi, gerçek hayatına adapte oldu. nisan, iki günlük çalışmaları sonucunda itina ile adapte etti annemi.
bu gün ne yaptık? kalça ultrasonunu çektirmek için atatürk eğitim ve araştırma hastanesine götürdük kuzucuğu. önce beril'im sonra neval'cim sağolsun tanıdık doktor olunca bu işi de çarçabuk hallettik. bir sıkıntı yokmuş, sevindik tabi. malum, beste'ye takılan o şeyi(kalça kemiğinin yerine oturmasını sağlayan şey, adını bilemedim şimdi) hatırladıkça, inşallah bir problem yaşamayız diyordum. çok şükür, bir sorun olmadığını öğrendik.
balkabağımı ultrason için jellediler. kıyamam her tarafı jel oldu minnoşumun. kaplumbağa gibi yüz üstü yatırdılar. teker teker bükülü bacaklarından tuttum sıkıca, doktor da ultrasonla kalça kemiklerine baktı. sonra kaburgalarını kontrol etti. çene kemiklerine de baktı sanırım. orada da ufak bir ağlama krizi yaşadık tabi. ama kısa sürdü. evden çıkmadan önce yaşadığımız krizi hiç anlatmıyorum bile. olağan karşılıyorum artık. neyse, eve döndük ve hemen yıkadık jelli kuzuyu. yıkandı, yağlandı, karnı doydu ve uyudu güzelce. fazla arıza çıkarmadan bu saate kadar(saat tam olarak 23:40) geldik. esas büyük gün yarın. yarın üç aşı birden yapılacak sağlık ocağında. allah bize acısın artık yaa :) bildiğiniz bütün duaları okuyup bize gönderin olur mu?