5.02.2013
pamuk beyazım kızardı
nisancık iki haftadır egzama denilen hastalıkla boğuşuyor. iki hafta önce kaşında hafif bir kızarma olmuştu. sonra üstü pullandı. kulaklarının arkasında çıktı kızarıklıklardan. doktorunu aradım, yeni bebeklerdeki konağın başka bir türü bu dedi. ilaca gerek yok, bepantol krem sürün, nemlendirin o bölgeyi dedi. iyi dedik ama gün geçtikçe kızarıklıklar vücuduna yayıldı. hafta içi kızarıklıkların boyutları genişleyip, parça parça olunca cilt doktoruna götürdüler kuşumu. doktor virütik birşey demiş. bir kaç ilaç vermiş. ilaçları kullandıkça nisancık rahatladı. kızarıklıklar azaldı. fakat ilacı bırakır bırakmaz kızarıklıklar yeniden ortaya çıktı. cilt doktoruna kontrole gittik tekrar. tekrarladığını görüp, inceleyince egzama olduğuna karar verdi doktor. eski ilaçlardan birine devam, diğerini bırakıp başka bir şurup ve nemlendiriciyle bir kaç gün daha yola devam kararı verildi. hem ilaçların etkisinden hem de hastalıktan, minnoş hafta sonunu leyla gibi geçirdi. bakışları süzüldü, her zamanki mutlu hali tavrı yoktu. yine oynadık, oyaladık ama nisan her zamanki nisan değildi. şu an gözle görülür bir azalma var kızarıklıklarda. poposundaki kızarıklıklar azaldı, vücudundakiler de aynı şekilde, kaşıntıları devam ediyor gördüğüm kadarıyla. e insan üzülüyor tabi. benim her zaman gülücükler atan miniğimin suratı sirke satıyor. içim sıkılıyor onu öyle görünce.
bunlar dışında nisan hızla ilerliyor, gelişiyor, kendine yeni şeyler katıyor. kendini çok daha iyi ifade ediyor. ona mıknatıslı ahşap harfler ve sayılar aldım. buzdolabı magnetlerine kafayı taktığı için son dönemde, en azından şekilsel anlamda, görsel olarak hafızaya yerleştirir. ki, ben rakam isimlerini söyledikçe bazılarını tekrar ediyor.
yeni yeni neler vaaar?
oto: otur demekmiş. hemen yanını işaret ediyor genelde. yanıma gelip otur demek :)
op: öp demek. kendine emir veriyor burda. öp deyip mutlaka elinde bir kitap varsa kitabı, oyuncak varsa oyuncağı öpüyor :)
abi, evet daha önce de yazdım abiyi ama ap daha önce ablaydı. şimdi abba diyor.
dö: dört
aatı: altı
attı: attım
düttü: düştü
amma: elma
ayi: ayı
papağan: papa
"baba nereye gitti?" diyoruz. "iş" diyor. "ne getirecek?" diyoruz. "mamma" diyor.
"anne nereye gitti?" "iş", "ne getirecek" "to" :)) to: top demek
tam bir elmayra oldu. sakız'ın peşinde sürekli. "kıs, kıs" diye dolanıp duruyor. tam da sakız'ın rüyalarını süsleyen çocuk profili :)) babasıyla sakıza kraker veriyorlar. her akşam eve girer girmez, "mama" diye tutturuyor babasına. sakız'ın mamasından verecekmiş babası eline, o da sakız'a yedirecekmiş. garibim sakız krakeri kaptığı gibi toz oluyor ortalıktan.
yalnız kedilere karşı bir tırsaklık söz konusu. uzaktan her şey güzel. hatta çağırıyor yanına, gel gel diyor, pispis diyor. amaaaa, ne zaman kedi yanına yaklaşıyor, bizimki hemen elini uzatıp gelme der gibi işaret yapıp, mızıldanmaya başlıyor. şimdilik bu kadar arkadaşlar. işimin başına dönmeliyim. fotoğraflar da az sonra..
bunlar dışında nisan hızla ilerliyor, gelişiyor, kendine yeni şeyler katıyor. kendini çok daha iyi ifade ediyor. ona mıknatıslı ahşap harfler ve sayılar aldım. buzdolabı magnetlerine kafayı taktığı için son dönemde, en azından şekilsel anlamda, görsel olarak hafızaya yerleştirir. ki, ben rakam isimlerini söyledikçe bazılarını tekrar ediyor.
yeni yeni neler vaaar?
oto: otur demekmiş. hemen yanını işaret ediyor genelde. yanıma gelip otur demek :)
op: öp demek. kendine emir veriyor burda. öp deyip mutlaka elinde bir kitap varsa kitabı, oyuncak varsa oyuncağı öpüyor :)
abi, evet daha önce de yazdım abiyi ama ap daha önce ablaydı. şimdi abba diyor.
dö: dört
aatı: altı
attı: attım
düttü: düştü
amma: elma
ayi: ayı
papağan: papa
"baba nereye gitti?" diyoruz. "iş" diyor. "ne getirecek?" diyoruz. "mamma" diyor.
"anne nereye gitti?" "iş", "ne getirecek" "to" :)) to: top demek
tam bir elmayra oldu. sakız'ın peşinde sürekli. "kıs, kıs" diye dolanıp duruyor. tam da sakız'ın rüyalarını süsleyen çocuk profili :)) babasıyla sakıza kraker veriyorlar. her akşam eve girer girmez, "mama" diye tutturuyor babasına. sakız'ın mamasından verecekmiş babası eline, o da sakız'a yedirecekmiş. garibim sakız krakeri kaptığı gibi toz oluyor ortalıktan.
yalnız kedilere karşı bir tırsaklık söz konusu. uzaktan her şey güzel. hatta çağırıyor yanına, gel gel diyor, pispis diyor. amaaaa, ne zaman kedi yanına yaklaşıyor, bizimki hemen elini uzatıp gelme der gibi işaret yapıp, mızıldanmaya başlıyor. şimdilik bu kadar arkadaşlar. işimin başına dönmeliyim. fotoğraflar da az sonra..
Kaydol:
Yorumlar (Atom)






















































